Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre, Mart 2026 itibarıyla bankacılık sektöründeki toplam krediler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42, 2025 yılsonuna göre ise yüzde 8 artarak 24.7 trilyon liraya ulaştı. Ancak, takipteki alacak riski taşıyan yakın izlemedeki kredilerin artışı aynı dönemde yüzde 13’e yaklaştı. Toplam krediler içinde yakın izlemedeki kredilerin payı yüzde 9,3 olarak kaydedildi. Yakın izlemedeki kredilerde yeniden yapılandırma oranı, son 4 yılın en yüksek seviyesine çıkarak toplam kredilerin yüzde 5,2’sini oluşturdu. Bankacılık sektörü, tahsili gecikmiş alacak satışında son yılların rekor seviyelerini görürken, yakın izlemedeki kredileri yeniden yapılandırmayı tercih ediyor. TBB verilerine göre, 1. grupta izlenen standart normal krediler, Mart 2026’da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40, 2025 sonuna göre ise yüzde 7,3 artarak 21,66 trilyon liraya yükseldi. Bu gruptaki kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 88 oldu. İkinci grup olarak tanımlanan yakın izlemedeki krediler, makroekonomik şartlar veya borçlunun faaliyet gösterdiği sektörlerdeki olumsuz gelişmeler nedeniyle artış gösterdi. Yakın izlemedeki kredi miktarı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 57, 2025 sonuna göre ise yüzde 13 artarak 2 trilyon 293 milyar liraya çıktı. Bu kredilerin toplam krediler içindeki payı da yüzde 9,3’e yükseldi. Sektörün canlı krediler olarak tanımladığı birinci ve ikinci grup krediler, 23.96 trilyon lira ile toplam kredilerin yüzde 97’sini oluşturmaya devam etti. Yakın izlemedeki kredilerde yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan kredi miktarı, geçen yıl sonuna göre yüzde 15,8 artarak 1 trilyon 276 milyar liraya ulaştı. Bu kredilerin yüzde 94,2’sini yakın izlemedeki krediler oluşturdu. Yeniden yapılandırılan kredilerin toplam krediler içindeki oranı, Mart 2026 itibarıyla yüzde 5,2’ye yükseldi. Bu oran, geçen yıl sonunda yüzde 4,8, 2024 sonunda yüzde 4,6, 2023 sonunda ise yüzde 4,5 seviyesindeydi. Bankacılık sektöründe yakın izlemedeki kredilerin yeniden yapılandırılmasının toplam kredilere oranı, son 4 yılın zirvesine ulaştı. Sektörde 3, 4 ve 5. gruplarda sınıflandırılan tahsil imkanı sınırlı, tahsili şüpheli ve zarar niteliğindeki krediler de geçen yılsonuna göre yüzde 17,6 artarak 648 milyar liraya yükseldi. Böylece takipteki alacak oranı da yüzde 2,6 ile 2021'deki yüzde 3 seviyesine yaklaştı. Takipteki alacak bakiyesi, geçen yıl Mart dönemine göre yüzde 95,77 artış gösterdi ve geçen yıl Mart'ta bakiye 331 milyar lira seviyesindeydi. Takipteki alacaklara yönelik yeniden yapılandırma veya itfa oldukça sınırlı kaldı; sadece 75 milyar liralık bir bakiye bu kapsamda değerlendirildi. Sektörün genel karşılık olarak ayırdığı tutar 361 milyar lira olurken, genel karşılıkların yakın izlemedeki kredilere oranı yüzde 16 oldu. Bu oran, önceki yıllarda yüzde 20'nin üzerinde bulunuyordu. Sektör, yeniden yapılandırarak veya itfa planına bağlayarak bu tarz krediler için ayırdığı karşılık miktarını da azaltmış oldu. Tahsili gecikmiş alacakların yüzde 76'sı oranında özel karşılık ayıran sektör, son dönemde çok fazla varlık yönetim şirketine tahsili gecikmiş alacak satışı yaptığı için bu oran da geçen yıllara göre daha düşük kaldı.
Yakın İzlemedeki Kredilerde Yeniden Yapılandırma Oranı Zirveye Ulaştı
Mart 2026 itibarıyla Türkiye'de yakın izlemedeki kredilerde yeniden yapılandırma oranı son 4 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

















