EKONOMİ
Giriş Tarihi : 03-08-2026 14:07   Güncelleme : 03-08-2026 14:07

Yapay Zeka ve Enerji: Geleceğin Veri Merkezleri

Yapay zeka ve enerji sektörleri, veri merkezleriyle dönüşüyor. Küresel yatırımlar 7 trilyon dolara ulaşabilir.

Yapay Zeka ve Enerji: Geleceğin Veri Merkezleri

EY Europe Central Energy Center tarafından hazırlanan rapor, yapay zeka ve enerji sektörlerindeki etkileşimleri derinlemesine inceliyor. Raporda, yapay zeka odaklı veri merkezlerinin enerji tüketimi ve bu merkezlerin sektöre etkileri ele alınıyor. Yapay zeka odaklı bir veri merkezinin, yaklaşık 100 bin hanenin elektrik tüketimine eşdeğer enerji harcadığı belirtiliyor. Bu merkezlerin enerji ihtiyacı her yıl yaklaşık yüzde 12 artarken, küresel veri merkezi yatırımlarının 2025-2030 döneminde 7 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Veri merkezlerinin küresel elektrik tüketiminin yüzde 1,5'ini oluşturduğu ve ABD'deki veri merkezlerinin ülkenin elektrik talebinin yüzde 4,5'ini karşıladığı ifade ediliyor. 2025 yılı sonuna kadar dünya genelinde yaklaşık 12 bin veri merkezinin faaliyet göstermesi bekleniyor. Bu merkezlerin yüzde 45'i ABD'de, yüzde 27'si ise Avrupa'da yer alacak. Raporda, yapay zekanın iş gücünün yetkinliklerini daha geniş ölçekte kullanarak yeni işbirliği ve karar alma biçimlerini desteklediği vurgulanıyor. Özellikle ABD'de yapay zeka odaklı harcamaların iş yatırımları ve gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesinin itici güçleri arasında yer aldığına dikkat çekiliyor. Beş büyük teknoloji şirketinin toplam sermaye harcamalarının 2020-2025 döneminde yüzde 280'den fazla arttığı ve bu yatırımların giderek daha büyük bir bölümünün yeni veri merkezlerine yönlendirildiği belirtiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) verilerine göre, küresel kurulu veri merkezi kapasitesi yıllık ortalama yüzde 13 büyüyerek 60'tan 114 gigavata çıkmış durumda. Bu büyümenin 10 yılın sonuna doğru daha da hızlanarak yıllık ortalama yüzde 15'e ulaşması bekleniyor. Toplam kurulu veri merkezi kapasitesinin 2030'a kadar 226 gigavata çıkabileceği tahmin ediliyor. Avrupa'nın veri merkezi ekosistemi, kapasitedeki büyüme ve coğrafi dağılımdaki değişimlerle şekilleniyor. Geleneksel veri merkezlerinde arazi ve enerji kısıtlarının artması, işletmecileri ve yatırımcıları daha fazla şebeke kapasitesi, uygun arazi imkanı ve düşük işletme maliyetleri sunan yeni lokasyonlara yönlendiriyor. Bu eğilim, makine öğrenimini destekleyen uzak veri merkezlerinde belirgin şekilde görülüyor. Orta Avrupa, veri merkezlerinin yaklaşık yüzde 63'ünü barındırıyor ve bölgenin enerji yelpazesinin yüzde 65'i yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve hidroelektrik gibi düşük karbonlu kaynaklardan sağlanıyor. Bu durum, enerji yoğun veri merkezi yatırımlarının büyümesi açısından bölgeye önemli bir avantaj sağlıyor. Avrupa'nın geleneksel veri merkezi merkezleri dışında kalan ülkelerin, yeni yatırımlardan giderek daha fazla pay alması bekleniyor.