EKONOMİ
Giriş Tarihi : 26-08-2026 20:22   Güncelleme : 26-08-2026 20:22

Türkiye'nin Kredi Risk Primi 6,5 Ayın En Düşük Seviyesine Geriledi

Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi, jeopolitik risklerin azalması ve likidite yönetimi adımlarıyla 217 baz puana düştü.

Türkiye'nin Kredi Risk Primi 6,5 Ayın En Düşük Seviyesine Geriledi

Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin azalması ve yurt içindeki likidite yönetimi adımları sayesinde 217 baz puana inerek 6,5 ayın en düşük seviyesine geriledi. Bu gelişme, dünya ekonomilerini etkileyen Orta Doğu'daki durumu yansıtırken, gelişmekte olan ülkelerin risk primlerinde de genel bir gerileme gözlemleniyor. Orta Doğu'da kalıcı bir barışın sağlanabileceğine dair umut verici haberler, bölgedeki jeopolitik risk algısını azaltıyor. ABD hükümetinin, İran ile yaşanan çatışmalar sırasında tahliye edilen bazı büyükelçiliklerine diplomatlarını geri göndermeye hazırlandığına dair iddialar, arabulucu ülkelerin taraflar arasındaki müzakerelerin yeniden başlayabileceğine ilişkin açıklamalarıyla birleşince, olası bir anlaşmaya yönelik iyimserliği artırdı. Bu durum, enerji tedarikine dair endişeleri azaltarak petrol fiyatlarının düşmesine yol açtı. Ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı, dün yüzde 3,9 azalarak 88,6 dolara geriledi. Bu düşüş, ABD tahvil faizlerinde de yaklaşık 7 baz puanlık bir gerilemeye neden oldu ve ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,63 seviyesine indi. Orta Doğu'daki olumlu gelişmeler ve petrol fiyatlarındaki gerileme, Türkiye'nin kredi risk priminin düşmesine katkı sağladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Mart 2026'da ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verdi. Bu karar, TCMB'nin Türk lirası likidite yönetimi çerçevesinde alındı. Orta Doğu'da 28 Şubat'ta başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı sonrasında artan piyasa oynaklığının etkilerini sınırlamak amacıyla TCMB, mart ayında bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermişti. Bu süreçte bankaların likidite ihtiyacı, ağırlıklı olarak yüzde 40'lık gecelik borç verme faiz oranı üzerinden karşılanıyordu. TCMB'nin haftalık repo kanalını yeniden devreye alması, likidite yönetiminde olağan operasyonel çerçeveye dönüş sinyali olarak değerlendiriliyor. Bu gelişmeler sonucunda Türkiye'nin 2 yıllık tahvil faizi, 2 Temmuz'dan bu yana ilk kez yüzde 40 seviyesinin altına düştü. Uzun vadeli tahvil tarafında ise sınırlı bir geri çekilme yaşandı. Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı ve Ekonomist Özlem Derici Şengül, Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primindeki düşüşte birkaç faktörün etkili olduğunu belirtti. Tahvil faizlerindeki gerilemenin, CDS'teki düşüşte en doğrudan etkiyi yarattığını ifade eden Şengül, enflasyon beklentilerinde henüz anlamlı bir iyileşme olmadığını vurguladı. Ülke risk priminin bileşenleri incelendiğinde, kur riski ve diğer makroekonomik risklerde büyük bir değişiklik görülmediğini belirtti. Şengül, "Ön plana çıkan faktör biraz daha küresel koşullar, petrol fiyatlarının gerilemesi ve savaş halinin bir parça daha durulmasıdır. TCMB'nin faiz indirimi olasılığının artmış olması da etkili. TCMB'nin rezervleri kuvvetleniyor ve bu da toplam ülke risk primine pozitif katkıda bulunan bir unsur. Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde CDS'de önemli bir geri çekilme görüyoruz," dedi.