GÜNCEL
Giriş Tarihi : 20-08-2026 18:17   Güncelleme : 20-08-2026 18:17

Mücteba Hamaney'in Yeni Atamaları: Tecrübeli İsimler Öne Çıkıyor

İran'da Mücteba Hamaney'in yeni atamaları, savaş tecrübesi yüksek komutanların güvenlik politikasındaki rolünü artırmayı hedefliyor.

Mücteba Hamaney'in Yeni Atamaları: Tecrübeli İsimler Öne Çıkıyor

Mücteba Hamaney, İran'ın güvenlik yapısında önemli değişiklikler yaparak, savaş tecrübesi yüksek komutanları göreve atadı. Bu atamalar, İran'ın güvenlik politikasında deneyimli isimlerin rolünü artırmayı amaçlıyor. Hamaney’in bu tercihi, savaş sonrası yeni ve genç bir güvenlik kuşağı oluşturmak yerine, geçmişte kritik dönemlerde görev yapmış tecrübeli isimlere yönelmesiyle dikkat çekiyor. Yeni atanan komutanların ortak özelliği, uzun yıllara dayanan deneyimlerinin yanı sıra ABD’ye karşı sert bir güvenlik çizgisini temsil etmeleri. Bu durum, atamaların Tahran’da yalnızca “boşalan koltukları doldurma” operasyonu değil, aynı zamanda devletin savaş düzenine göre yeniden yapılandırılması olarak yorumlanmasına yol açıyor. Atama zincirinin en dikkat çeken isimlerinden biri, 71 yaşındaki Muhsin Rızai oldu. 1981-1997 yılları arasında Devrim Muhafızları Ordusu’nu yöneten Rızai, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği’ne getirildi. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından duyurulan bu atama ile Rızai, Muhammed Bakır Zülkadr’ın yerini alırken, Hamaney tarafından konseyde dini liderin temsilcisi olarak da görevlendirildi. Rızai’nin atanması, özellikle İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı’nın geleceği ve yaptırımlar konusundaki müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Tahran, güvenlik politikasının merkezine müzakereci bir teknokrat yerine, İran-Irak Savaşı’nın en tanınmış komutanlarından birini yerleştirdi. Rızai, göreve gelmesinin ardından İran’ın Hürmüz’de ikinci bir deniz koridoru açmayacağını ve savaş sona ermeden boğazın eski düzene dönmeyeceğini savundu. Mücteba Hamaney, askeri komuta kademesinde altı kritik göreve yeni atamalar yaparak güvenlik yapısını güçlendirdi. Tümgeneral Ali Abdullahi, Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanı olurken, Kiyumers Haydari Genelkurmay Başkan Yardımcılığı’na getirildi. Ahmed Vahidi, Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı olarak tümgeneralliğe yükseltilirken, Mustafa İzadi yardımcılığına atandı. Ali Azmaei, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin başına geçerken, Hüseyin Taib Besic Teşkilatı’nın komutanlığına getirildi. Bu atamalar, savaşın açtığı boşlukları doldurmak amacıyla, rejime sadakati kanıtlanmış ve savaş tecrübesi yüksek isimlerin tercih edildiğini gösteriyor. Atama kararlarının dili de dikkat çekici. Mücteba Hamaney, yeni askeri yönetimden İran Silahlı Kuvvetleri’nin hem geleneksel hem de “yeni ortaya çıkan” askeri tehditlere karşı kapasitesinin ve hazırlığının güçlendirilmesini istedi. Genelkurmay ile Hatemu’l-Enbiya Merkezi Karargâhı arasında planlanan yapılanmanın tamamlanması talimatını verirken, yeni Devrim Muhafızları Komutanı Ahmed Vahidi’ye verilen görevde “caydırıcılığın” yanı sıra düşmana karşı güçlü taarruz operasyonlarına hazırlık vurgusu yapıldı. Bu durum, İran’ın gelecekteki stratejisinin yalnızca savunma doktriniyle sınırlı kalmayabileceğini gösteriyor.