EKONOMİ
Giriş Tarihi : 21-08-2026 13:03   Güncelleme : 21-08-2026 13:03

Faiz Savaşları: Fed ve Hazine Bakanı Arasındaki Çatışma

Fed Başkanı Kevin Warsh ve Hazine Bakanı Scott Bessent arasındaki faiz politikaları üzerindeki çatışma, piyasalarda belirsizlik yaratıyor.

Faiz Savaşları: Fed ve Hazine Bakanı Arasındaki Çatışma

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh ile Hazine Bakanı Scott Bessent arasında faiz politikaları konusunda bir çatışma yaşanıyor. Warsh, finansal piyasaların ekonomik verilere daha fazla tepki vermesini ve faizlerin piyasa dinamikleri tarafından belirlenmesini savunurken, Bessent tahvil piyasasına müdahale etmeye daha istekli bir yaklaşım sergiliyor. Bu durum, Washington'ın piyasalardaki hareketleri ne ölçüde tolere edebileceği konusunda soru işaretleri doğuruyor. Evercore ISI Başkan Yardımcısı Krishna Guha, müşterilerine gönderdiği notta, “Aktivist Hazine politikasının, iyi ya da kötü, merkez bankası politikası kadar önemli olduğu bir dönemdeyiz” değerlendirmesinde bulundu. Guha, Warsh'ın ekonomiyi sınırlamak için gerekli faiz seviyesinin piyasalara bırakılması gerektiğini ve Fed'in geri planda kalması gerektiğini savunduğunu belirtti. Ancak yatırımcıların Bessent'in uzun vadeli faiz oranlarını etkilemeye çalıştığını görmesi, Warsh'ın yaklaşımının uygulanmasını zorlaştırıyor. ABD Hazine Bakanlığı, çarşamba günü uzun vadeli tahvil geri alımlarının büyüklüğünü iki katına çıkaracağını açıkladı. Bu karar, 30 yıllık ABD tahvil getirisinin 2007'den bu yana en yüksek seviyeye çıkmasına neden olan satış dalgasının ardından geldi. Bessent, CNBC'ye verdiği röportajda Hazine'nin daha fazla adım atabileceğini belirterek, tahvil geri alımlarının ihraç başına 4 milyar doların üzerine çıkarılabileceğini ifade etti. Bessent, müdahalenin nedenlerinden birinin, Hazine'nin tahvil getirilerinin ABD ekonomisinin temel göstergelerini doğru yansıtmadığı yönündeki görüşünü “sinyal vermek” olarak açıkladı. Warsh ise geçen ayki Fed toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında, uzun vadeli faizlerdeki yükselişin yatırımcıların ekonomik görünümü daha bağımsız şekilde değerlendirdiğini gösterdiğini belirtti. Warsh, piyasa aktörlerinin artık “hakeme değil topa odaklanmayı öğrendiğini” vurguladı. Fed kararından bir gün önce yüzde 5,09 seviyesinde bulunan 30 yıllık tahvil getirisi, ertesi sabah yüzde 5,21'e yükseldi ve takip eden haftalarda artarak 2007'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Hazine'nin tahvil geri alımlarını artıracağı açıklamasının piyasalar üzerindeki rahatlatıcı etkisi ise kısa sürdü; 30 yıllık tahvil getirisi perşembe sabahı yüzde 5,25 civarında seyrederek Hazine'nin müdahale öncesindeki seviyesine geri döndü. Fed ile Hazine arasındaki yaklaşım farkının, uzun vadeli tahvil getirilerinin yükseldiği dönemlerde daha belirgin hale geldiği ifade ediliyor. Warsh, uzun vadeli faizlerdeki yükselişi, piyasaların ekonomiye ilişkin bir sinyal olarak değerlendirirken, yükselen tahvil getirilerinin hanehalkı ve şirketler için borçlanma maliyetlerini artırdığını vurguladı. Bu durumun, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin daha düşük borçlanma maliyetleri ve ekonomik erişilebilirlik hedefleriyle çeliştiği belirtiliyor.