EKONOMİ
Giriş Tarihi : 29-08-2026 13:02   Güncelleme : 29-08-2026 13:02

El Nino Küresel Ekonomiye 84 Trilyon Zarar Verecek

Güçlü El Nino'nun küresel ekonomiye 84 trilyon dolara kadar zarar verebileceği öngörülüyor. İşletmeler bu zorluklara ne kadar hazırlıklı?

El Nino Küresel Ekonomiye 84 Trilyon Zarar Verecek

Dünya, güçlü bir El Nino dönemine hazırlanırken, bu durumun küresel ekonomiye 84 trilyon dolara kadar zarar verebileceği tahmin ediliyor. 1980'ler ve 1990'larda yaşanan El Nino olaylarının her biri, 4 ila 5 trilyon dolar arasında ekonomik hasara yol açmıştı. Dartmouth College tarafından yapılan bir araştırma, 21. yüzyılda El Nino döngülerinin küresel ekonomiye vereceği toplam zararın 84 trilyon dolara kadar çıkabileceğini öngörüyor. 2026-27 döneminde beklenen güçlü bir El Nino, tedarik zincirlerinden enerji piyasalarına, gıda fiyatlarından altyapıya kadar geniş bir alanda yeni riskler yaratabilir. Morgan Stanley, olası bir Süper El Nino'nun şeker ve kakaodan bakır ve kredi piyasalarına kadar birçok emtia ve varlık sınıfını etkileyebileceğini belirtiyor. Ancak risklerin merkezinde enerji piyasaları yer alıyor. Petrol ve doğal gaz piyasaları, ABD-İran savaşı nedeniyle yaşanan arz şokunun etkilerini hâlâ tam olarak atlatabilmiş değil. Uluslararası Para Fonu'na göre Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birini bir anda devre dışı bıraktı. Körfez dışındaki üretimin artırılması, stokların azalması ve talebin zayıflamasıyla piyasalar kısmen dengelense de petrol fiyatları hâlâ bir yıl öncesine göre yaklaşık yüzde 30 daha yüksek. Enerji sistemindeki esneklik ve kullanılabilir rezervlerin azalması, yeni bir arz şokunun etkilerini absorbe etmeyi zorlaştırıyor. El Nino'nun yol açabileceği aşırı hava olayları, enerji üretimi ve taşımacılık üzerindeki baskıyı artırarak fiyatları yeniden yukarı çekebilir. Bu durum, enerji maliyetlerinin artmasıyla küresel ticaretin hemen her aşamasında yansımalar yaratacak. Ayrıca, savaş nedeniyle yükselen gübre fiyatları da tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturuyor. El Nino'nun özellikle Asya ve Avustralya'da kuraklığı artırması durumunda pirinç, mısır ve buğday gibi temel ürünlerde verim kayıpları yaşanabilir. Brezilya'daki tarım koşullarının El Nino'dan olumsuz etkilenmesi halinde domates, patates ve havuç fiyatlarının iki katına çıkabileceği öngörülüyor. Avrupa'daki aşırı sıcaklar, gıda üretiminin kırılganlığını şimdiden ortaya koyuyor. Yüksek sıcaklıklar, Parmigiano Reggiano gibi çeşitli tarım ve hayvancılık ürünlerini olumsuz etkiliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, kahve, çay ve kakao gibi küresel içecek sektörlerinin ek baskılarla karşılaşabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerdeki küçük üreticiler, sel ve kuraklık gibi aşırı hava olaylarına karşı en savunmasız kesimlerden biri. Bu çiftçilerin çoğu küçük ölçekli üretim yaptığı için artan fiyatlardan büyük şirketler kadar faydalanamıyor. Ayrıca, sigorta kapsamları da sınırlı. Büyük bir fırtına, sel veya kuraklık döneminin ardından üreticilerin önemli bir bölümünün ciddi finansal kayıplarla karşı karşıya kalması mümkün. Bu risklerin nihai faturası ise küresel tüketicilere çıkıyor. ABD'de tüketiciler zaten marketlerde yüksek fiyatlarla karşı karşıya ve yeni bir El Nino dalgasının bu baskıyı kısa vadede hafifletmesi beklenmiyor. El Nino'nun etkileri deniz taşımacılığında da hissedilebilir. Her El Nino farklı koşullar yarattığı için etkileri kesin biçimde öngörmek zor. Ancak Pasifik'te fırtına ve tayfun riskinin artması, Asya ile Amerika arasındaki yoğun deniz ticareti rotalarında operasyonel sorunlara yol açabilir.