EKONOMİ
Giriş Tarihi : 19-08-2026 15:06   Güncelleme : 19-08-2026 15:06

Avrupa'da Veri Merkezleri Şehirlerden Uzaklaşıyor

Yapay zeka yatırımları Avrupa'daki veri merkezlerini şehirlerden uzaklaştırarak yeni bölgelere yönlendiriyor.

Avrupa'da Veri Merkezleri Şehirlerden Uzaklaşıyor

Avrupa'daki veri merkezi yatırımları, yapay zeka alanındaki hızlı büyüme ile birlikte önemli bir dönüşüm geçiriyor. Yeni nesil veri merkezleri, yalnızca büyük şehirlerin yakınında konumlanmakla kalmayıp, aynı zamanda enerji maliyetleri ve arazi erişimi gibi faktörlere de odaklanıyor. JLL'nin EMEA Mid-Year Data Centre Report 2026 verilerine göre, 2026-2028 döneminde hayata geçirilecek büyük ölçekli veri merkezi kampüsleri, ana merkezlerden ortalama 175 kilometre uzakta inşa edilecek. Bu mesafe, 2022-2025 döneminde tamamlanan projelerde 46 kilometre seviyesindeydi ve böylece yeni veri merkezleri, önceki döneme göre yaklaşık dört kat daha uzağa taşınacak. Uzun yıllar boyunca Avrupa'nın büyük teknoloji ve finans merkezleri olan Londra, Frankfurt, Amsterdam, Paris ve Dublin çevresinde yoğunlaşan veri merkezleri, artık yapay zeka için gerekli olan yüksek enerji talepleri nedeniyle farklı bir yönelime girmekte. Büyük yapay zeka kampüsleri, daha fazla elektrik kapasitesine ihtiyaç duyarken, bu tür tesislerin kurulabileceği uygun arazilerin bulunması büyük şehirlerde giderek zorlaşıyor. Ayrıca, şebekeye bağlanma sürelerinin uzaması da projelerin zamanlamasını etkiliyor. Bu nedenle yatırımcılar, 'müşteriye en yakın yer' anlayışından 'gerekli elektriğin en hızlı ve uygun maliyetle sağlanabileceği yer' anlayışına kayıyor. Avrupa'nın kuzeyindeki enerji avantajına sahip bölgelerden İspanya'nın daha seyrek nüfuslu alanlarına kadar birçok yeni bölge, veri merkezi yatırımları için öne çıkıyor. Şehir merkezlerindeki yüksek arazi maliyetleri ve sınırlı elektrik şebekeleri, büyük kampüslerin kurulmasını zorlaştırırken, kırsal alanlar daha geniş araziler ve daha yüksek enerji kapasiteleri sunuyor. Bu değişim, veri merkezi yatırımlarının geleneksel teknoloji merkezlerinin dışına taşınmasına ve yeni bölgelerin milyarlarca dolarlık yatırımlar için rekabete katılmasına olanak tanıyor. Yeni yatırım modelinin boyutu, sıfırdan geliştirilen büyük ölçekli veri merkezlerinin payındaki artışla da kendini gösteriyor. Avrupa'da daha önce tamamlanan veri merkezlerinin yalnızca yüzde 8'i, geniş araziler üzerinde sıfırdan geliştirilen projelerden oluşuyordu. Ancak 2026-2028 döneminde bu oran yüzde 39'a yükselecek. Aynı dönemde şehir merkezlerine kurulması planlanan veri merkezlerinin payı ise yüzde 13'ten yüzde 5'e gerileyecek. Bu durum, yeni veri merkezi yatırımlarının coğrafi ve ekonomik açıdan farklı bir modele geçtiğini ortaya koyuyor. Yapay zeka altyapısına ayrılan büyük sermaye, veri merkezlerinin şehirlerden uzaklaşmasının en büyük nedenlerinden biri. 2026 yılında dünyanın en büyük dört hiper ölçekli bulut hizmeti sağlayıcısının toplam 725 milyar dolarlık sermaye harcaması yapması bekleniyor. Bu rakam, 2025'teki 410 milyar dolarlık harcamaya göre yaklaşık yüzde 77'lik bir artış anlamına geliyor. Harcamaların büyük bir kısmının yapay zeka işlem gücü ve bu sistemleri barındıracak veri merkezlerine yönelmesi öngörülüyor. JLL'nin tahminlerine göre, yapay zeka iş yükleri 2030 yılına kadar dünya genelindeki veri merkezi kapasitesinin yaklaşık yarısını kullanabilecek seviyeye ulaşabilir. Avrupa'nın geleneksel veri merkezi merkezlerinde kapasite sorunları şimdiden belirgin hale gelmiş durumda. Frankfurt, Londra, Amsterdam, Paris ve Dublin'de toplam boş kapasite oranı yüzde 6,4 seviyesinde bulunuyor. Frankfurt'ta ise bu oran yüzde 3,1'e kadar düşmüş durumda. Talebin artmaya devam etmesi halinde bu merkezlerde yeni kapasite oluşturmak daha pahalı ve uzun süreli hale gelebilir. Bu da teknoloji şirketlerinin yeni projeler için şehir dışındaki bölgelere yönelmesini hızlandırabilir. Her veri merkezinin kullanıcıya aynı mesafede bulunması gerekmiyor. Bulut hizmetleri ve bazı kurumsal uygulamalarda düşük gecikme önemli olmaya devam ederken, yapay zeka modellerinin eğitimi gibi yüksek işlem gücü gerektiren işler, kullanıcının fiziksel konumuna aynı ölçüde bağlı değil.