EKONOMİ
Giriş Tarihi : 27-08-2026 16:03   Güncelleme : 27-08-2026 16:03

Altın Fiyatları 10 Bin Dolar Olabilir mi? State Street Açıklıyor

State Street Altın Stratejisi Başkanı Aakash Doshi, altının ons fiyatının 10 bin dolara ulaşmasının zamanlama meselesi olduğunu belirtti.

Altın Fiyatları 10 Bin Dolar Olabilir mi? State Street Açıklıyor

State Street Altın Stratejisi Başkanı Aakash Doshi, altının ons fiyatının 10 bin dolara ulaşmasının bir olasılık meselesinden ziyade zamanlama meselesi olduğunu ifade etti. Doshi, mevcut finansal ortamda altının dirençli kalacağını öngörüyor. Doshi, Kitco News'e verdiği röportajda, yatırımcıların altının bir sonraki dönüm noktasını değerlendirmeleri gerektiğini belirtti. Altının ağustos ayında yaklaşık yüzde 15 oranında bir artış göstermesi, ocak 1999'dan bu yana en güçlü aylık performansını işaret ediyor. Bu yükseliş, değer kaybı ticaretinin ortadan kalkmadığını gösteriyor. Yatırımcıların tahvil getirilerini sorgulaması gerektiğini vurgulayan Doshi, State Street olarak bu işlemin sona erdiğini düşünmediklerini, sadece durakladığını ve yeniden canlanacağını düşündüklerini söyledi. Yüksek borç seviyeleri ve resesyon döneminin dışında gerçekleşen mali harcamaların miktarı, altının küresel bir para birimi olarak geniş çaplı desteğini sürdürmesine katkı sağlıyor. Değişen mali ortam, yatırımcıların altın ile tahvil getirileri arasındaki geleneksel ilişkiyi yeniden değerlendirmesine neden oluyor. Tarihsel olarak yüksek tahvil getirilerinin, özellikle yüksek reel getirilerin, değerli metal açısından olumsuz bir etki yarattığını belirten Doshi, yatırımcıların tahvil getirilerinin neden yükseldiğini sorgulaması gerektiğini ifade etti. Ekonomik büyümenin hızlanması ve şirket kârlarına ilişkin beklentilerin iyileşmesi durumunda tahvil getirilerinin yükselmesinin altın için gerçek bir rekabet oluşturabileceğini belirten Doshi, ancak getirilerin enflasyon, aşırı kamu borçlanması ve bozulan mali güvenilirliği telafi etmek amacıyla yükselmesi halinde durumun farklı olabileceğini söyledi. Bu ortamda altın, fırsat maliyetinden çok satın alma gücünün korunmasıyla ilgili hale geliyor. Doshi, yatırımcıların altın tutma gerekçesinin değer kaybı, satın alma gücü riski ve borçların para basılarak finanse edilmesi riskiyle daha fazla bağlantılı hale geldiğini vurguladı. Son piyasa hareketlerinin de bu görüşü desteklediğini belirtti. Uzun vadeli tahvil getirileri yüksek seviyelerde kalmaya devam etse bile altının neden dirençli kalabildiğini açıklayan Doshi, reel getirilerdeki ılımlı düşüşün değerli metal açısından geleneksel olarak destekleyici olduğunu ifade etti. Ayrıca, getirilerdeki yükselişin kamu borcuna ilişkin güven kaybını yansıtması ve ABD dolarındaki zayıflamayla birlikte gerçekleşmesi durumunda, tahvil getirilerindeki sert yükselişin dahi altını destekleyebileceğini söyledi. Doshi, mevcut ortamın bir güven meselesi olduğunu belirterek, altının arkasında bir alacaklı bulunmadığını, kıt bir doğal kaynak olduğunu ve uzun bir geçmişe sahip olduğunu ifade etti. Bu koşullar altında altının ons başına 10 bin dolara ulaşacağını öngördü. Doshi, böyle bir yükselişin doğrusal bir şekilde gerçekleşmeyeceğini, sürecin daha geniş finansal piyasaların artan mali baskılara nasıl tepki vereceğine bağlı olacağını belirtti. Olası bir resesyonun hem altını destekleyebileceğini hem de devlet tahvillerine yönelik talebi yeniden canlandırabileceğini ifade etti. Bu durum, değer kaybına yönelik baskının bir bölümünü geçici olarak hafifletebilir. Ancak Doshi, altının uzun vadeli yönünün açık olduğunu ve 10 bin dolarlık seviyenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden ziyade ne zaman gerçekleşeceğinin tartışılması gerektiğini söyledi.