EKONOMİ
Giriş Tarihi : 12-07-2026 11:07   Güncelleme : 12-07-2026 11:07

Akdeniz Ülkeleri Mavi Ekonomi İçin İş Birliği Yapmalı

Türkiye İş Bankası ve TÜDAV, deniz ekosistemlerinin korunması ve mavi ekonominin önemini vurguluyor.

Akdeniz Ülkeleri Mavi Ekonomi İçin İş Birliği Yapmalı

Türkiye İş Bankası ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) iş birliğiyle yürütülen 'Denizler Bizim, Gelecek Bizim' projeleri, deniz ekosistemlerinin korunmasının ekonomik planlamada önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor. MARU araştırma gemisinde düzenlenen toplantıda konuşan Öztürk, deniz çayırlarının karbon depolama kapasitesi ve biyolojik çeşitlilik açısından mavi ekonomiye büyük katkı sağladığını belirtti. Öztürk, bu alanların gelecekte yatırım ve finans dünyasında değer kazanacağını ifade etti. Öztürk, yerel yönetimlerin denizlerin korunması için daha fazla çalışması gerektiğini ve bunun sadece Avrupa Birliği hibeleriyle sınırlı kalamayacağını vurguladı. Büyük finansman modellerine ihtiyaç duyulduğunu belirten Öztürk, uluslararası alanda yaygınlaşan 'Blue Bond' (Mavi Tahvil) uygulamalarının Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. TÜDAV'ın 2026 ilkbaharında gerçekleştirdiği bilim seferi kapsamında Marmara, Ege ve Akdeniz'de 100'ün üzerinde noktada deniz ekosistemleri incelendi. 15 bilim insanının katıldığı araştırmalarda deniz suyu sıcaklığı, tuzluluk, ışık geçirgenliği, mikroplastikler ve deniz çayırları gibi unsurlar üzerinde kapsamlı ölçümler yapıldı. Uzaktan kumandalı su altı araçlarıyla bin metre derinliğe kadar gözlem gerçekleştirildi. Öztürk, Türkiye denizlerinde iklim değişikliğinin etkilerinin açıkça görüldüğünü ve Akdeniz'in tropikalleştiğini, Karadeniz'in ise Akdenizleşme eğilimine girdiğini belirtti. Araştırmalarda Marmara Denizi'nde 150'nin üzerinde yabancı tür tespit edildi. Türkiye sularındaki toplam yabancı tür sayısı ise 546'ya ulaştı. Bu türlerin önemli bir kısmı Kızıldeniz kökenli istilacı türlerden oluşuyor. Aslan balığının İzmir'den Ayvalık kıyılarına kadar yayıldığı kaydedildi. Toplantıda tanıtılan 'Denizlerin Ormanları: Mercanlar' projesi kapsamında Marmara Denizi ve Kuzey Ege'de endemik siyah mercan ile taş mercanların korunmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor. Öztürk, "Koralejen topluluklarının korunması için tüm Akdeniz ülkeleri birlikte çalışmalı, ortak koruma eylemleri geliştirilmeli ve bilimsel araştırmalar artırılmalıdır." dedi. Ege Denizi'ndeki sert mercanlarda beyazlaşmanın sürdüğü ve bunun iklim değişikliğinin deniz ekosistemleri üzerindeki etkisini gösterdiği belirtildi. Beyazlaşmanın haritalandırılmasıyla elde edilen bilimsel verilerin, Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi'nde paylaşılması planlanıyor. Öztürk, deniz çayırlarının karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden birinin teknelerin bilinçsiz şekilde çıpa atması olduğunu söyledi. Çözüm olarak mapa ve şamandıra sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti. Proje kapsamında Marmara Denizi'nde deniz çayırlarını korumaya yönelik araştırma şamandıraları yerleştirildi. Şamandıralara entegre edilen sensörlerle deniz suyu sıcaklığı, oksijen ve tuzluluk uzun dönemli olarak izleniyor. Bilim seferinde denizanası popülasyonları, deniz memelileri ve deniz kaplumbağaları da takip edildi. Öztürk, yeni denizanası türlerinin balıkçılık faaliyetlerini olumsuz etkilediğini ve insanlar için risk oluşturduğunu belirtti.