EKONOMİ
Giriş Tarihi : 03-08-2026 13:06   Güncelleme : 03-08-2026 13:06

Afrika'da Türk Müteahhitler Çin'e Meydan Okuyor

Türk müteahhitler, Afrika'da Çin'in altyapı hakimiyetine karşı önemli projeler üstleniyor.

Afrika'da Türk Müteahhitler Çin'e Meydan Okuyor

Afrika'nın altyapı yatırımlarında uzun süredir baskın olan Çin, kıtada artan rekabetle karşı karşıya. South China Morning Post'un analizine göre, Türkiye ve Körfez ülkeleri, son dönemde üstlendikleri büyük ölçekli projelerle Çin'in hakimiyetine meydan okuyan yeni aktörler arasında yer alıyor. Çinli şirketler, finansman, inşaat ve işletmeyi tek paket halinde sunabilmeleri sayesinde Afrika'daki güçlü konumlarını koruyor. Kenya'daki Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı'nın 1,2 milyar dolarlık modernizasyon ihalesini China Road and Bridge Corporation (CRBC) kazanırken, Fransız Vinci'nin üstlendiği büyük otoyol projesi de daha sonra CRBC ve başka bir Çinli şirkete devredildi. Yerel verilere göre, yalnızca CRBC'nin Kenya'da üstlendiği altyapı projelerinin toplam büyüklüğü 9,3 milyar dolara ulaşıyor. Analistler, Çin'in düşük maliyetli finansman sağlayabilmesi ve projeleri finansmandan inşaata, işletmeye kadar tek elden sunabilmesinin en önemli avantajları arasında olduğunu belirtiyor. Bu durum, Batılı şirketlerin fiyat rekabetinde zorlanmasına neden oluyor. Türkiye ise son yıllarda özellikle demiryolu projelerinde dikkat çekici bir yükseliş sergiliyor. Türk şirketi Yapı Merkezi, Tanzanya'da Darüsselam-Dodoma demiryolu hattının önemli bölümlerini inşa etmesinin ardından, Uganda hükümeti de finansman gecikmeleri nedeniyle China Harbour Engineering ile yollarını ayırarak Malaba-Kampala Standart Hat Demiryolu Projesi'nin ana yüklenicisi olarak Yapı Merkezi'ni tercih etti. Uzmanlar, Türk şirketlerinin iş gücü maliyetlerindeki rekabet avantajı ve güçlenen sermaye erişimi sayesinde Afrika'da daha fazla proje üstlenmeye başladığını ifade ediyor. Afrika'daki rekabet yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli DP World, kıta genelinde liman yatırımları ve uzun vadeli işletme anlaşmalarıyla etkisini hızla artırıyor. Böylece Afrika'nın altyapı pazarı, uzun yıllar konuşulan 'Çin-Batı rekabeti' çerçevesinin dışına çıkarak çok daha geniş bir rekabet alanına dönüşüyor. Analistlere göre, Afrika'daki büyük altyapı projelerinde artık yalnızca Çinli ve Batılı şirketler değil; Türk müteahhitler, Körfez sermayesi, Hint şirketleri, Afrikalı yatırım fonları ve uluslararası kalkınma kuruluşları da önemli rol oynuyor. Türkiye'nin özellikle Kuzey Afrika'da kültürel yakınlık ve uzun yıllara dayanan ticari ilişkiler sayesinde güçlü bir konum elde ettiği belirtilirken, Batılı şirketlerin daha çok danışmanlık ve yüksek katma değerli hizmetlere yöneldiği, Çinli şirketlerin ise büyük ölçekli inşaat projelerindeki liderliğini sürdürdüğü değerlendiriliyor. Bu tablo, Afrika'nın altyapı pazarında rekabetin giderek çeşitlendiğini ve Türkiye'nin de bu yeni dönemin dikkat çeken oyuncularından biri haline geldiğini ortaya koyuyor.