Yunan Basını Türkiye'nin Ege'deki İHA Kullanımını İnceledi

Yunan basınında Türkiye'nin Ege'deki İHA kullanımı ve bunun Yunanistan ile rekabet üzerindeki etkileri ele alındı.

DÜNYA - 7 gün önce

Yunanistan merkezli To Pontiki, Türkiye'nin Ege'deki insansız hava araçları (İHA) kullanımının, Türkiye-Yunanistan rekabetini nasıl etkilediğini inceledi. Uzun yıllar boyunca Ege'deki gerilim, savaş uçakları arasındaki karşılıklı önleme ve hava muharebeleri ile şekillenirken, Türkiye'nin İHA'lar ve diğer gözetleme platformlarını daha fazla kullanmasıyla bu durum değişti. Yunanistan'daki değerlendirmelerde, Türkiye'nin insanlı savaş uçaklarıyla güç gösterisi yapmak yerine İHA'lar, gözetleme uçakları ve elektronik istihbarat platformları aracılığıyla Ege'de sürekli bir bilgi toplama ve gözetleme ağı oluşturduğu vurgulandı. Yunan basınında Türkiye'nin Ege'deki faaliyetlerine dair “ihlaller” ifadesi sıkça yer alsa da, Türkiye'nin resmi duruşunun farklı olduğu belirtiliyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın 6 deniz mili karasuları iddiasına karşın 10 deniz millik ulusal hava sahası talebinin Ege'deki hava sahası anlaşmazlığının temel unsurlarından biri olduğunu ifade ediyor. Bakanlığa göre, uluslararası hukuk gereği bir ülkenin karasuları, ulusal hava sahasının genişliğini belirliyor. Yunan analizinde, Türkiye'nin rekabet yaklaşımındaki önemli değişimin, doğrudan hava muharebesinden istihbarat, gözetleme ve keşif faaliyetlerine kaydığı vurgulandı. Son 15 yılda Türkiye, çok katmanlı bir istihbarat, gözetleme ve keşif mimarisi geliştirdi. Bayraktar TB2, ANKA-B, ANKA-S ve Aksungur gibi İHA'ların yanı sıra CN-235 ve ATR-72 deniz karakol uçakları da bu yapının parçaları olarak öne çıkıyor. Bu platformlar, savaş uçaklarından farklı olarak uzun süre havada kalabiliyor, daha düşük işletme maliyetiyle görev yapabiliyor ve insanlı mürettebatı riske atmadan bilgi toplayabiliyor. Yunan basınındaki değerlendirmelerde, Türkiye'nin İHA'larla gerçekleştirdiği gözetleme görevlerinin, Yunanistan için daha yüksek maliyetli insanlı savaş uçaklarını devreye sokma gerekliliği doğurduğu ifade ediliyor. Bir Bayraktar TB2'nin saatlik operasyon maliyetinin birkaç yüz avro seviyesinde olduğu, ANKA ve Aksungur gibi daha büyük platformların ise daha yüksek maliyetle çalışmasına rağmen modern savaş uçaklarına göre hala daha düşük maliyetli olduğu belirtiliyor. Öte yandan, bir çift F-16 Block 52+ veya F-16V'nin havalandırılmasının on binlerce avro maliyet oluşturduğu, Rafale gibi uçakların işletme maliyetinin daha da yükseldiği kaydediliyor. Yunan analizinde, Türkiye'nin Ege'deki İHA faaliyetlerinin temel amacının doğrudan bir kriz çıkarmak olmadığı, bunun yerine Yunanistan Deniz Kuvvetleri unsurlarının hareketleri, hava üslerindeki faaliyetler ve radar yayınları gibi bilgilerin toplanması olduğu savunuluyor. Türkiye'nin bu stratejisi, Ege'deki askeri dengeleri etkileme potansiyeline sahip.

Günün Diğer Haberleri