Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), yaşlanan nüfusun sosyal koruma harcamaları üzerindeki etkilerini ele alan yeni bir rapor yayımladı. Rapor, dünya genelinde sosyal koruma harcamalarının finansmanında karşılaşılan zorluklara çözüm olarak yeni vergi yöntemlerinin benimsenmesi gerektiğini vurguluyor. OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri, artan yaşlı nüfus nedeniyle emeklilik, sağlık ve uzun süreli bakım harcamalarında önemli bir artışla karşı karşıya kalıyor. Sosyal korumanın ana finansman kaynağı olan işgücü geliri, yaşlanan nüfus ve standart dışı çalışma biçimlerinin etkisiyle baskı altında kalıyor. Bu durum, birçok ülkenin sosyal koruma sistemlerini sürdürülebilir kılmak için finansman kaynaklarını gözden geçirmesine ve alternatif yöntemler aramasına neden oluyor. Rapora göre, 2023 ile 2045 yılları arasında yaşlılık aylığı harcamalarının gayri safi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı OECD genelinde 1,1 puan artışla yüzde 8,8’den yüzde 9,9’a yükselecek. Avrupa Birliği’nde ise bu oran 1 puan artışla yüzde 9,9’dan yüzde 10,9’a çıkacak. Aynı dönemde sağlık ve uzun süreli bakım harcamalarının GSYİH’ye oranının OECD’de 1,5 puan artışla yüzde 6,9’dan yüzde 8,4’e, AB genelinde ise 0,7 puan artışla yüzde 8,6’dan yüzde 9,3’e ulaşması bekleniyor. Rapor, sosyal koruma harcamalarının finansmanında işgücü gelirinin azalmasının, düşük doğum oranları ve yarı zamanlı çalışma gibi faktörlerle daha da zorlaştığını belirtiyor. Toplam ücretlerdeki düşüş, emeklilik ve sağlık gibi sosyal koruma sistemlerinin finansmanını olumsuz yönde etkileyecek. OECD’nin raporuna göre, toplam sosyal koruma harcamaları 2024 yılında OECD ve AB ülkelerinde ortalama olarak GSYH’nın yüzde 23’ü seviyesine ulaşacak. Emekli aylığı ödemelerinin GSYH’ya oranı ise 1980 yılında yüzde 5,6 iken, 2021’de yüzde 8,1’e yükseldi. Sağlık harcamalarının GSYH’ya oranı da aynı dönemde yüzde 4,0’tan yüzde 6,6’ya çıktı. 1995 yılında sosyal güvenlik katkıları sosyal harcamaların yüzde 47’sini finanse ederken, 2023’te bu oran yüzde 43’e düştü. Avrupa Birliği ülkelerinde işverenler sosyal katkıların yüzde 60’ını finanse ediyor, ancak bu oran son on yılda 4 puan azaldı. Çalışan katkıları ise 2,7 puan artış gösterdi. Sosyal harcamaların yaklaşık yarısı, toplanan vergilerle genel bütçeden finanse ediliyor. Nüfusun yaşlanması nedeniyle toplam çalışma saatlerinin 2024 yılına göre 2060 yılında OECD genelinde yaklaşık yüzde 9, AB’de ise yüzde 20 oranında azalması bekleniyor. Bu durum, sosyal koruma harcamalarının finansmanında kritik öneme sahip olan toplam işgücü gelirini doğrudan etkileyecek. Özellikle AB ülkelerinde, esnek çalışmanın yaygınlaşması nedeniyle tam zamanlı çalışan sayısındaki azalma dikkat çekiyor. OECD raporunda, sosyal koruma harcamalarının finansmanı için işgücü vergilerinden kaynaklanan açığı kapatmak amacıyla alternatif vergi kaynaklarının değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Temettü, sermaye kazancı ve faiz gibi sermaye gelirlerinin çoğu OECD ülkelerinde işgücü gelirlerine göre daha düşük vergilendirildiği belirtiliyor. Ülkelerin sermaye geliri vergilerini artırarak bu açığı kapatmaları öneriliyor.
Emniyet Teşkilatında Görev Değişiklikleri: 39 İlin Müdürü Değişti
01:02 - SİYASET