TES'in Geleceği Belirsizliği Sürüyor

Türkiye'de Kıdem Tazminatı Fonu ve TES ile ilgili gelişmeler ve işçi-işveren örgütlerinin tutumları ele alındı.

TEKNOLOJİ - 1 hafta önce

Kıdem tazminatı fonu ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), Türkiye'nin gündeminde uzun süredir tartışılan konular arasında yer alıyor. Bu iki mesele, zaman zaman ayrı ayrı, zaman zaman ise bir arada ele alındı. 2024-2028 yıllarını kapsayan 12. Kalkınma Planı'nda, Otomatik Katılım Sistemi'nin (OKS) işveren katkısını da içeren ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği ve TES'in kurulacağı ifade edildi. Ayrıca, 2025-2027 Orta Vadeli Programı'nda (OVP) “Tasarrufların artırılması” başlığı altında TES'e yer verildi. Bu bağlamda, OKS'nin işveren katkısıyla ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği ve TES'in hayata geçirilmesi için 2025 yılı 4. çeyreğinin hedeflendiği belirtildi. Geçen yıl eylül ayında açıklanan 2026-2028 OVP'sinde TES'e dair bir bilgi yer almazken, 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Programı'nda bu konuya ilişkin politika ve tedbirlere yer verildi. Bireysel emeklilik sisteminin daha cazip hale getirilmesi, fon tutarının ve katılımcı sayısının artırılması, OKS'nin işveren katkısını içerecek şekilde geliştirilmesi ve fon çeşitliliğinin sağlanması hedefleniyor. Ancak, pazar günü açıklanan 2027-2029 OVP'sinde Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'ne yer verilmemesi, “TES artık rafa mı kaldırıldı?” sorusunu gündeme getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir süre önce gazetecilere yaptığı açıklamada, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ile ilgili henüz olgunlaşmış bir çalışmanın bulunmadığını belirtti. Yılmaz, bu tür konuların iyi bir etki değerlendirmesi ve hazırlık yapıldıktan sonra tartışılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, mevcut işletmeler üzerinde yük oluşturmamak adına dikkatli bir yaklaşım sergilemek gerektiğini ifade etti. Yılmaz, “Başka birtakım alternatif mekanizmalarla insanların geleceğini daha emin kurgulamalarında fayda var” dedi. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, başlangıçta kıdem tazminatı fonu ile birlikte gündeme gelmişti. 2020 yılında işçi ve işveren temsilcilerine sunulan taslakta, 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girmek üzere Bireysel Hesaba Dayalı Kıdem Tazminatı Fonu'nun kurulması öngörülmüştü. Taslakta iki formül önerilmişti. Birinci formülde, 30 günlük kıdem tazminatının 19 gününün mevcut haliyle devam etmesi, 11 gününün ise kıdem tazminatı fonuna devredilmesi öngörülüyordu. İkinci formülde ise kıdem tazminatı için yüzde 6 oranında prim kesilmesi, bunun 4 puanının işveren, 0,5 puanının işçi priminden oluşması ve devletin 1 puan katkıda bulunması öngörülmüştü. Ancak, bu önerilere TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK karşı çıkmış, işveren örgütleri de işverene prim yükü getirdiği gerekçesiyle taslağa sıcak bakmamışlardı. İşçi ve işveren örgütlerinin itirazları üzerine kıdem tazminatı fonu taslağı rafa kaldırıldı ve o günden bu yana bu konu bir daha gündeme gelmedi. Şu an uygulanmakta olan Otomatik Katılım Sistemi'nin, yeni işe giren işçilerin katılımının zorunlu olduğu bir sistem olarak devam etmesi gündemde. Ancak, işçi ve işveren örgütleri bu yeni düzenlemeye de olumsuz yaklaşıyorlar.

Günün Diğer Haberleri