Yeni iş kurmak isteyen herkesin bir şirket açmadan önce kafasında oluşan soru: Anonim şirket mi açmalıyım, Limited şirket mi?
Bu yazımda iki şirket tipinin borçlardan sorumluluk kısmındaki farklarını anlatacağım.
ANONİM ŞİRKET; sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan borçlarından sadece mal varlığı ile sorumlu olan en az 50 bin lira sermaye ile kurulabilen şirkettir.
LİMİTED ŞİRKET ise; bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulan ticaret şirketidir. En az 10 bin lira sermaye ile kurulabilir.
Anonim Şirketlerde pay sahiplerinin şirkete karşı sorumluluğu sadece taahhüt ettikleri sermaye payları ile sınırlıdır. Şirket borçlarından dolayı, şirket tüzel kişiliği ve ortaklardan bağımsız bir malvarlığı olduğu için birinci dereceden ve sahip olduğu mal varlığı ile sınırsız sorumludur. Pay sahipleri de esas sözleşmede taahhüt ettikleri sermaye miktarı ile sınırlı olmak üzere adi sorumludur. Ortaklar sadece şirkete karşı sorumlu olup, şirket alacaklılarına karşı sorumlu değildir. Yani bu demek oluyor ki, Anonim Şirket ortağı taahhüt ettiği sermaye payının tamamını ödediyse ortak sıfatıyla hiçbir sorumluluğu kalmaz. Tek kaybı ödediği sermayeyi kaybetmek olur. Yahut taahhüt ettiği sermayeyi henüz ödememişse en fazla bu bedeli ödemek zorunda kalır. Sermaye payını aşan kısım için sorumluluğu doğmaz.
Limited şirkette de durum benzerdir. Ortaklar şirket borçlarından sorumlu değildir. Sorumlulukları sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemek ve şirket sözleşmesinde belirtilen ek ödeme, yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle görevlidirler. Ancak kamu borçlarında durum farklıdır. Limited şirketlerde ortaklar şirketin kamu borçlarından hisseleri oranında sorumludurlar. Şirketin vergi, SGK primi borçlarının tahsil edilemeyen kısmından tüm mal varlığıyla sorumludur. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. Maddesi'ne göre; Limited Şirketten tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu borçları için şirket ortakları sermaye payı oranları ölçüsünde sorumlu tutulabilecektir. Anonim şirketlerde ise ortaklar şirketin kamusal borcundan sorumlu değildir. Ancak yönetim kurulu üyelerinin amme alacağından dolayı şahsi mal varlığıyla sorumluluğu bulunmaktadır.
Limited şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağından; ortağın koyduğu sermaye tutarı değil sermaye payı oranında sorumluluğu bulunmaktadır. Kanuni temsilcileri (müdür sıfatını taşıyan ortak/ortaklar veya üçüncü kişiler) şahsi mal varlıkları ile sorumludurlar. Yani bu demek oluyor ki şirket sermayesinin yüzde 30’una ortak olan kişi, borcun da yüzde 30’undan sorumludur. Eğer bu ortak aynı zamanda limited şirket müdürüyse bu vergi borcunun tamamından sorumlu olmaktadır.
Limited şirket müdürünün bu sınırsız sorumluluk hali en sık yaşanan sorunlardan biridir esasen. Çünkü, genelde şirket ortağı şirketin müdürü olarak atanır. Daha sonra payını devrettiğinde ise müdürlük sıfatı kendiliğinden sona ermeyeceği için bu sorumluluk hali devam eder. Şirketle bağlarının tamamen koptuğunu sanan eski ortak borçtan sorumlu olduğunda şok olmak istemiyorsa müdürlükten ayrıldığına dair de karar aldırmış ve tescil ettirmiş olmalıdır.
