EĞİTİM
Giriş Tarihi : 08-09-2026 11:00   Güncelleme : 08-09-2026 11:00

Türkiye PISA 2025'te Fen ve Okumada OECD'yi Geçti

PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye, fen bilimleri ve okuma alanlarında OECD ortalamasını geçerek önemli bir başarı elde etti.

Türkiye PISA 2025'te Fen ve Okumada OECD'yi Geçti

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'nın (PISA) 2025 sonuçları, Türkiye'nin eğitim alanında önemli bir başarıya imza attığını gösterdi. Türkiye, fen bilimleri ve okuma alanlarında OECD ortalamasını geçerek dikkat çekti. 2022 yılına göre puanlarını artıran Türkiye, OECD ülkelerinin genel eğiliminden ayrışarak bu başarıyı elde etti. PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye, fen bilimlerinde 494, okuma alanında 472 ve matematikte 462 puan aldı. Türkiye'nin fen bilimleri puanı, 2022'ye göre 18 puan artarken, okuma puanı 16 puan, matematik puanı ise 8 puan yükseldi. Bu sonuçlarla Türkiye, fen bilimlerinde 19'uncu, okumada 18'inci ve matematikte 28'inci sırada yer aldı. Sıralamalarda Türkiye, 2022'ye göre fen bilimlerinde 15, okumada 17 ve matematikte 10 basamak yükseldi. OECD ortalaması ise Türkiye'nin aksine üç alanda da geriledi. 2022-2025 döneminde OECD ortalaması fen bilimlerinde 3, okumada 14 ve matematikte 9 puan azaldı. PISA 2025'te OECD ortalama puanı fen bilimlerinde 482, okumada 461 ve matematikte 463 olarak belirlendi. Türkiye, fen bilimlerinde OECD ortalamasının 12, okumada 11 puan üzerinde, matematikte ise yalnızca 1 puan altında kaldı. Fen bilimlerinde Türkiye, 494 puanla Polonya'nın hemen ardından yer alırken, Çekya, Belçika, Almanya, Hollanda, İsveç, Fransa ve İtalya'nın üzerinde bir başarı gösterdi. Okuma alanında ise Türkiye, Finlandiya ve İtalya'nın hemen ardından gelerek, İsviçre, Çekya, Avusturya, İsveç, Belçika ve Almanya'yı geride bıraktı. Matematikte ise Türkiye, 462 puanla OECD ortalamasının hemen altında kaldı. PISA 2025'te ayrıca hesaplamalı problem çözme alanında Türkiye'nin ortalama puanı 473 olarak belirlendi. OECD ortalaması ise 500 puan oldu. Bu durumda Türkiye, hesaplamalı problem çözme alanında OECD ortalamasının 27 puan altında kaldı. PISA 2025'e 91 ülke ve ekonomiden 760 binden fazla öğrenci katıldı ve bu öğrenciler yaklaşık 33 milyon 15 yaşındaki genci temsil ediyor. Türkiye'deki bu yükseliş, OECD ülkelerindeki uzun dönemli gerilemenin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. 2015-2025 yılları arasında OECD ortalaması matematikte 22, okumada 28 ve fen bilimlerinde 7 puan düştü. OECD, performans kaybının yalnızca Covid-19 salgınıyla açıklanamayacağını, özellikle okumadaki gerilemenin pandemi öncesinde başladığını belirtiyor. Dijitalleşme ve ekran kullanımının artması, öğrencilerin hobi olarak daha az okumasına yol açan etkenler arasında sayılıyor. Türkiye'nin uzun dönemli eğilimleri ise farklı bir tablo sergiliyor. Fen bilimlerinde 2015'te 425 olan ortalama puan, 2018'de 468'e, 2022'de 476'ya ve 2025'te 494'e yükseldi. Matematikte 2015'te 420 olan puan, 2018'de 454'e, 2022'de 453'e ve 2025'te 462'ye ulaştı. Okuma alanında ise 2015'te 428 olan puan, 2018'de 466'ya çıktı; 2022'de 456'ya geriledikten sonra 2025'te 472'ye yükseldi. Türkiye'deki iyileşme, temel yeterlilik düzeyine ulaşan öğrencilerin oranına da yansıdı. Fen bilimlerinde öğrencilerin yüzde 81'i en az ikinci yeterlilik düzeyine ulaşırken, OECD ortalaması yüzde 74 olarak belirlendi. Matematikte Türkiye'de temel yeterlilik düzeyine ulaşanların oranı yüzde 64, OECD'de ise yüzde 65 olarak kaydedildi. Okumada ise Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 76'sı temel yeterlilik düzeyine ulaşırken, OECD ortalaması yüzde 69 oldu. Ancak en yüksek okuma düzeyine ulaşanların oranı Türkiye'de yüzde 4, OECD'de yüzde 6 olarak belirlendi. Türkiye'de 2015'e kıyasla temel yeterlilik seviyesinin altında kalan öğrenci oranı matematik ve okumada 16'şar yüzde puan, fen bilimlerinde ise 25 yüzde puan azaldı. Ancak ortalama performanstaki yükseliş, öğrenciler arasında aynı ölçüde gerçekleşmedi. 2022 ile 2025 arasında en yüksek puan alan yüzde 10'luk öğrenci grubu ile en düşük puan alan yüzde 10'luk grup arasındaki fark matematik ve fen bilimlerinde büyüdü. Okumada ise anlamlı bir değişiklik gözlemlenmedi.