Marmara Denizi'nde son günlerde meydana gelen mikro depremler, bölgedeki fayların kırılma eşiğine geldiğini gösteriyor. Kandilli Rasathanesi ve AFAD verilerine göre, salı gününden bu yana bölgede 70’in üzerinde deprem kaydedildi. Çarşamba günü yaşanan 3.2 büyüklüğündeki depremin ardından birçok küçük sarsıntı daha gerçekleşti. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Cenk Yaltırak, Marmara Denizi'ndeki depremlerin doğal bir süreç olduğunu ifade ederek, “Marmara Denizi’nin zaten rutin olarak kendi depremleri var. Ana fay sistemine açılı çok sayıda fay var. Kırmızı faylar ana faylar. Onun etrafındaki daha renkli olan faylar ikinci faylar. Bu ikinci fayların üzerinde ana fayın üzerindeki birikime bağlı olarak meydana gelen bir deformasyon var. Bu deformasyondan dolayı mikroaktivite gerçekleşiyor,” dedi. Yaltırak, depremlerin bir şeyi tetiklemediğini, aksine bir kapının menteşeleri gibi işlev gördüğünü belirtti. Kapıya yüklenen kuvvetin, Marmara’nın doğal hareketine eklenerek her yıl 20 milimetre fayların üzerine yüklendiğini ve bu yükün belirli bir süre sonunda deşarj olacağını vurguladı. “Bu nedenle hepsi kırılmanın eşiğinde. Son 20 yıla baktığınızda artan bir deprem aktivitesi gözlemleniyor. Bazı yerlerde ise hiç deprem olmuyor. Bu durum, o bölgelerde büyük bir gerilim birikimi olduğunu gösteriyor,” diye ekledi. Prof. Dr. Yaltırak, 1999 depremi öncesinde de benzer bir durumun yaşandığını hatırlatarak, “O dönemde İzmit Fayı’nın çevresinde ana fay üzerinde hiç deprem kaydedilmedi. Ancak onun çevresinde çok sayıda mikrodeprem aktivitesi vardı. Bu durum, mevcut gerilimin bir göstergesi,” dedi. Marmara Denizi’nde meydana gelen depremlerin, tarihsel olarak büyük bir depremin habercisi olduğunu belirten Yaltırak, “Büyük Marmara depremi elbette olacak. Tarihte böyle depremler yaşandı ve bu durumun en büyük kanıtı, İstanbul’un etrafındaki surların günümüzdeki hali. 1800’lü yıllara gittiğinizde sağlam bir sur bulmak neredeyse imkansız. Bu yapılar, restorasyonlarla bugünkü haline gelmiş durumda. Büyük depremler, bu surları yıkacak kadar yüksek ivmelere neden oluyor,” şeklinde konuştu. Yaltırak, bu tür büyük depremlerin, Marmara Bölgesi’nin doğal yapısının bir parçası olduğunu vurgulayarak, “Marmara Denizi’nin doğal deprem aktivitesi, en sonunda büyük depremlerle veya tüm fayların bir anda kırılmasıyla sonuçlanacak. Bu süreç, kendi doğasında var. Marmara’daki tecrübemize bakarak, depremlerin sayısının giderek azalacağını ve yok olacağını öngörüyoruz. Ancak bu, belirli bir zaman aralığı geçtikten sonra tekrar başlayabilir,” dedi. Sonuç olarak, Marmara Denizi'nde yaşanan mikro depremler, bölgedeki fayların kırılma eşiğinde olduğunu gösteriyor ve büyük bir depremin kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor.
Prof. Dr. Cenk Yaltırak'tan Marmara Depremleri Uyarısı
Prof. Dr. Cenk Yaltırak, Marmara Denizi'ndeki mikro depremlerin büyük bir depremin habercisi olduğunu belirtti.

















