Körfez bölgesinde İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının ardından yaşanan güvenlik krizi, Hürmüz Boğazı'nı yeniden dünya gündeminin merkezine taşıdı. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik geçitteki askeri gerilim, tanker trafiğini yavaşlatarak ham petrol ve motorin gibi ürünlerin sevkiyatında ciddi aksamalara neden oluyor. Bu durum, petrol fiyatlarının yükselmesinden daha büyük bir risk olan rafine ürün arzındaki sıkıntıları gündeme getiriyor. Rusya'da ise Ukrayna'nın uzun menzilli insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırılar, ülkenin rafineri kapasitesini ciddi şekilde etkiledi. Özellikle Omsk rafinerisinde üretimin durması, Rusya'nın iç piyasasını olduğu kadar dünya motorin ticaretini de doğrudan etkiliyor. Moskova yönetimi, ülkede yakıt sıkıntısını önlemek amacıyla motorin ihracatını geçici olarak durdurduğunu açıkladı. Bu kararın temmuz ayı sonuna kadar uygulanacağı belirtilirken, Avrupa'da motorin marjlarının rekor seviyelere ulaştığı bildiriliyor. Uzmanlar, yaşanan krizin klasik bir petrol krizinden farklı olduğunu belirtiyor. Ham petrol üretiminin durmasından ziyade, rafinerilerde motorin üretiminin sekteye uğraması küresel ekonomi açısından daha büyük bir risk teşkil ediyor. Motorin, ağır taşımacılık, lojistik, tarım, sanayi, madencilik, elektrik üretimi ve askeri araçlar gibi birçok sektörde kullanılıyor. Bu nedenle yaşanacak arz sıkıntısı, küresel tedarik zincirinin hemen her halkasını etkileyebilir. Reuters analizlerine göre, motorin küresel petrol tüketiminin en büyük payını oluşturan ürün olmaya devam ediyor. Rusya, ABD'nin ardından dünyanın en büyük motorin ihracatçılarından biri. Geçtiğimiz yıl milyonlarca ton motorini Avrupa, Türkiye, Brezilya ve Afrika ülkeleri gibi birçok pazara ihraç eden Rusya'nın deniz yoluyla gerçekleştirdiği motorin ihracatı, saldırılar öncesinde dahi sert bir düşüş yaşamıştı. Haziran ayında ihracat yaklaşık 1,8 milyon tona kadar geriledi. Bu rakam, bir önceki aya göre yüzde 39, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 46 düşüş anlamına geliyor. Türkiye'de faaliyet gösteren bazı büyük akaryakıt şirketleri, olası küresel arz sıkışıklığına karşı bayilerini uyarmaya başladı. Özellikle çok markalı bayilere yönelik yüksek hacimli toptan motorin satışlarında daha kontrollü bir dağıtım modeli üzerinde duruluyor. İstasyon pompalarındaki bireysel satışların sürdürülmesi hedeflenirken, ticari ve toplu satışlarda geçici sınırlamaların gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. Sektör temsilcileri, bu uygulamanın tamamen tedbir amaçlı olduğunu ve gelişmelerin uluslararası piyasalardaki seyre göre şekilleneceğini belirtiyor. Enerji uzmanlarına göre, Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak her yeni güvenlik riski yalnızca Körfez ülkelerini değil, Avrupa'dan Asya'ya kadar tüm ekonomileri etkiliyor. Tanker trafiğinin yavaşlaması, sigorta maliyetlerinin artması ve teslimat sürelerinin uzaması, rafinerilerin ham petrol tedarikini, petrokimya sanayisini ve akaryakıt dağıtım zincirini doğrudan baskı altına alıyor. Son günlerde yayımlanan uluslararası analizler, mevcut krizin yalnızca petrol fiyatlarını değil, küresel enflasyonu da yeniden yukarı çekebileceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlar, önümüzdeki günlerde enerji piyasalarında asıl belirleyici unsurun petrol fiyatlarından çok motorin arzı olacağını ifade ediyor.
Küresel Ekonomiyi Tehdit Eden Motorin Krizi Kapıda
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve Rusya'daki rafineri saldırıları, motorin arzını tehdit ediyor.

















