EKONOMİ
Giriş Tarihi : 13-07-2026 14:07   Güncelleme : 13-07-2026 14:07

Avrupa'da Jet Yakıtı Krizi: Enerji Güvenliği Tehdit Altında

ABD-İsrail'in İran'a savaş açması sonrası Avrupa'da jet yakıtı krizi derinleşiyor.

Avrupa'da Jet Yakıtı Krizi: Enerji Güvenliği Tehdit Altında

ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş, enerji krizini yeni bir boyuta taşıdı ve Avrupa'da jet yakıtı krizi gündemin üst sıralarına yerleşti. Avrupa'nın jet yakıtı ihtiyacının yüzde 25-30'u Basra Körfezi'nden karşılanıyor ve bu bölgedeki çatışmalar, enerji güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Avrupa'nın sadece altı haftalık jet yakıtı stoğuna sahip olduğunu belirterek, 'Tarihin en büyük enerji güvenliği tehdidiyle karşı karşıyayız' dedi. Almanya'nın en büyük havayolu şirketi Lufthansa, Mayıs ve Ekim ayları arasında 20 bin uçuşu iptal ederek yakıt tasarrufu sağlamaya çalışıyor. Bu gelişmeler, Avrupa'nın enerji krizine karşı ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Hürmüz Boğazı, savaş öncesi dünyanın deniz yoluyla taşınan petrol ve sıvılaştırılmış doğalgazının yaklaşık beşte birinin geçiş noktasıydı. Haziran ayında kısmen yeniden açılmasına rağmen, Temmuz ayında ateşkesin yeniden tehdit altına girmesi, arz güvenliğini zora soktu. Reuters'ın Energy Aspects verilerine göre, üçüncü çeyrekte Avrupa'da günlük yaklaşık 600.000 varil arz açığı bekleniyor. Buna karşılık, ABD'de 116.000 varil ve Asya-Pasifik'te 425.000 varil arz fazlası öngörülüyor. Haziran ayı başında Avrupa'nın jet yakıtı stokları 38 milyon varil iken, ABD'de bu rakam 99 milyon varildi. Bu durum, Avrupa'da talebi karşılayacak 30 günden az bir stok anlamına geliyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın son raporuna göre, Mayıs ayı sonu itibarıyla jet yakıtı stokları bir önceki yıla göre yüzde 10 daha yüksek, rafineri üretimi ise yüzde 30 artmış durumda. Ancak bu artış, yalnızca bir aylık bir tolerans payı sağlıyor. Avrupa Komisyonu, Haziran ayında durumun daha da kötüleşebileceğini kabul etti ve AB Enerji Komiseri Dan Jorgensen, yaz tatili sezonunun sonuna doğru jet yakıtı stoklarında daralma yaşanabileceğini belirtti. 10 Temmuz'da Avrupa Komisyonu ve AB ülkelerinden üst düzey temsilcilerden oluşan Enerji Birliği Görev Gücü, Ortadoğu'daki gelişmeleri ve bunların AB enerji piyasalarına etkisini değerlendirmek üzere toplandı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, jet yakıtı tedarikinin genel olarak istikrarlı kaldığı belirtildi. Ancak belirsizliğin sürdüğü vurgulanarak, 'AB'deki jet yakıtı tedariki, jeopolitik baskıya rağmen dirençli olduğunu kanıtladı' denildi. AB, jet yakıtının yüzde 60 ila yüzde 70'ini kendi üretirken, yüzde 30-40'ını ithal ediyor. İthalatın yaklaşık yarısı Hürmüz üzerinden sağlanıyor. Savaş öncesi Avrupa, jet yakıtı ithalatının yarısı için Orta Doğu'ya bağımlıyken, Afrika ülkeleri de bu durumdan etkilenmişti. Ancak Nijerya'daki Dangote rafinerisi ve Hindistan ile Umman'dan yapılan ithalat, bu ülkelerin tedariklerini artırmalarına olanak sağladı. Kanada gibi yeni satıcılara yönelerek, tedarik zincirinin sürekliliği sağlanmaya çalışılıyor.