Borsa İstanbul'da çarşamba günü yaşanan sert satışlar, yatırımcıları paniğe sevk etti. BIST 100 endeksi, gün içinde yüzde 5’in üzerinde bir düşüş yaşayarak, önceki günkü yüzde 2’yi aşan kaybı derinleştirdi. Bireysel yatırımcıların gün içerisinde yatırım fonlarından yaklaşık 1 milyar dolar çektiği, Fintables fon akış verileriyle ortaya kondu. Piyasalardaki bu hareketlilik, salı günü Pusula Portföy'ün bazı para piyasası ve yatırım fonlarında geri ödeme taleplerinin karşılanamadığını açıklamasıyla hız kazandı. Ağustos sonunda yaklaşık 13 milyar dolarlık varlığı yöneten Pusula Portföy'ün bu durumu, yatırımcıların fonlardan çıkış taleplerini artırırken, piyasanın likiditesine dair endişeleri de tetikledi. Ancak analistlere göre sorun yalnızca tek bir fon yöneticisiyle sınırlı değil. Son iki yılda bazı yerel fonların, halka açıklık oranı düşük şirketlerle bağlantılı hisselerde yoğun pozisyonlar oluşturması dikkat çekiyor. Bu işlemler, sınırlı miktarda işlem gören şirketlerin hisse fiyatlarını yukarı taşıyarak, bu hisseleri portföyünde bulunduran fonların net varlık değerlerinin artmasına katkı sağladı. Yüksek getirilerin yeni yatırımcıları çekmesiyle bu fonlara yeni para girişi olduğu, ancak yatırımcıların geri çekilmeye başlamasıyla mekanizmanın tersine dönme riski ortaya çıktığı ifade ediliyor. Fonların nakit yaratmak için hisse satması, fiyatları aşağı çekerek fon değerlerini düşürebiliyor ve bu durum yeni çıkışları tetikleyebiliyor. Financial Times'ın aktardığı verilere göre, Pusula'nın öne çıkan iki fonu, 2026'nın ilk yedi ayında sırasıyla yüzde 164 ve yüzde 144 yükseldi. Tera Portföy'ün bazı fonlarında ise daha yüksek getiriler kaydedildiği belirtiliyor. Tera Group'un kurucusu Emre Tezmen, grubun faaliyetlerinin düzenlemelere uygun olduğunu daha önce ifade etmişti. Yaşanan gelişmeler, geniş bir yatırımcı kitlesini etkileyebileceği kaydediliyor. Ağustos sonunda Pusula'nın yaklaşık 241 bin yatırım hesabı bulunurken, Tera Group'un hesap sayısının 500 bini aştığı bildirildi. İki şirketin toplam yönettiği varlıkların ağustos sonunda yaklaşık 27 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor. Borsa İstanbul'daki bu gelişmeler, MSCI'nın Türkiye'ye yönelik daha önce yaptığı uyarıları yeniden gündeme taşıdı. MSCI, haziran ayında Türkiye piyasasında bazı küçük ölçekli şirketlerle bağlantılı fon varlıklarında 'olası koordineli işlem davranışlarının tekrarlanan örnekleri' tespit ettiğini açıklamıştı. MSCI, Türkiye'de Kasım 2026 incelemesine kadar somut ve güvenilir ilerleme görülmemesi halinde, Türkiye'nin endekslerdeki statüsüne ilişkin bir istişare süreci başlatabileceğini duyurdu. Bu süreç, Türkiye'nin gelişen piyasa statüsünün yeniden değerlendirilmesine kadar ilerleyebilir. Türkiye'nin mevcut endekslerinde hala gelişen piyasa (Emerging Markets) kategorisinde yer aldığı belirtiliyor. Piyasalardaki tartışmaların ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da yeni adımlar attı. Reuters'ın bugün aktardığına göre, SPK, Borsa İstanbul'da üç şirketin hisselerinde manipülasyon faaliyetleri yürütüldüğü iddiasıyla 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ve iki yıl süreyle işlem yasağı uyguladı. İşlem yapılanlar arasında Pusula Portföy ve yöneticilerinin de bulunduğu bildirildi. Bu adımlar, Türkiye piyasasında işlem gözetimi ve piyasa bütünlüğüne ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Borsa İstanbul'daki sert hareket, Türkiye'nin yüksek faiz ortamında şirketler açısından önemli bir finansman kanalını da baskılayabilir. Enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasının sürdüğü dönemde yüksek borçlanma maliyetleri nedeniyle bazı şirketler sermaye piyasalarına yöneliyor.
Atlas Portföy, 16 Fonun Tasfiye Sürecini Duyurdu
22:01 - ŞİRKET HABERLERİ