EKONOMİ
Giriş Tarihi : 08-09-2026 13:01   Güncelleme : 08-09-2026 13:01

Türk Lirası Mevduat Payı Yüzde 61,5'e Yükseldi

TCMB, Türk lirası mevduatın payını artırmak için makroihtiyati politikalar uyguluyor. 2026 itibarıyla pay yüzde 61,5'e ulaştı.

Türk Lirası Mevduat Payı Yüzde 61,5'e Yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası mevduatın payını artırmak amacıyla çeşitli makroihtiyati politikalar uygulamaya devam ediyor. 2026 yılı itibarıyla Türk lirası cinsinden mevduatın toplam mevduat içindeki payı yüzde 61,5 seviyesine ulaştı. Küresel belirsizlik ve jeopolitik risklerin etkisiyle uluslararası finans piyasalarında aşırı oynaklıklar gözlemlenirken, TCMB, dezenflasyon sürecinde politika faizini destekleyici bir araç olarak kullanarak Türk lirasına geçişi teşvik etti. Bu kapsamda, kredi büyümesinin enflasyonla uyumlu seviyelerde kalmasını sağlamak amacıyla çeşitli adımlar atıldı. Ocak ayında yabancı para (YP) kredilere yönelik büyüme sınırları sıkılaştırılırken, tüketici kredili mevduat hesaplarının (KMH) limitleri için de yeni büyüme sınırları getirildi. Mart ayında, kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında istisna edilen kredilerin kapsamı daraltıldı. Mayıs sonunda ise ihtiyaç ve taşıt kredileri ile KMH limitleri için kredi büyüme sınırları düşürüldü. YP kredilere ilişkin büyüme sınırının azaltılması sonucunda, kur etkisinden arındırılmış yıllıklandırılmış YP ticari kredi artışı 28 Ağustos itibarıyla yüzde 11,2 seviyesine geriledi. Ayrıca, ocak ayında TL cinsinden yurt dışı repo işlemlerinden sağlanan fonlar ve yurt dışından kullanılan krediler için zorunlu karşılık oranları artırıldı. Bu süreçte, TCMB'nin politika adımlarıyla uyumlu olarak kredi faizleri de yükseldi. Ticari kredi kompozisyonu, YP kredi büyümesindeki kısıtlamaların etkisiyle Türk lirası lehine gelişti. Sıkı finansal koşullar, reel sektörün borçluluğunu tarihi ortalamaların altında tutarken, YP krediler büyük ölçekli firmalarda yoğunlaştı. Makroihtiyati düzenlemeler, hanehalkı borçluluğunu dengelemeye yardımcı olurken, bireysel kredi kartı ve KMH büyümesi yavaşladı. Hanehalkı varlıklarında TL mevduat tercihi öne çıkarken, değerli metal fiyatlarındaki artış, YP mevduat kompozisyonunda kıymetli maden hesaplarının payının yükselmesine neden oldu. Bankacılık sektörünün takibe dönüşüm oranı, Temmuz 2026 itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2'den yüzde 2,9'a yükseldi ancak tarihi ortalamasının altında kalmaya devam etti. Bu artışta, küçük ve orta büyüklükteki işletmelere (KOBİ) verilen krediler, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının alacak bakiyesindeki artış etkili oldu. Ocak 2026 itibarıyla kredi kartları ve ihtiyaç kredilerine yeniden yapılandırma imkanı getirildi. Takipteki alacaklar için ayrılan yüksek karşılık oranları ve bankaların güçlü sermaye yapısı, finansal istikrara yönelik riskleri sınırladı. Bankacılık sektörünün istikrarlı karlılık yapısı, sermaye yeterliliğini destekleyen en önemli unsur olmaya devam ederken, Sermaye Yeterliliği Rasyosu (SYR) hesaplamasında kullanılan geçici esneklikler 2026 yılı itibarıyla sonlandırıldı. Aralık 2025 itibarıyla yüzde 19,7 seviyesinde bulunan sektör SYR'si, Ocak 2026 itibarıyla yüzde 16,8'e geriledi ve Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 16,6 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, Basel kriterlerine göre belirlenen yüzde 8'lik yasal alt sınırın ve BDDK'nın yüzde 12 olarak belirlediği hedef oranın üzerinde kalmaya devam ediyor. Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından çıkış stratejisi çerçevesinde, 23 Ağustos 2025 itibarıyla gerçek kişiler için hesap açma ve yenileme işlemleri sonlandırıldı. Bu kararın ardından 9,6 milyar dolar seviyesinde bulunan gerçek kişi KKM bakiyesi, Ağustos 2026'da tamamen sıfırlandı. Tüzel kişiler için 15 Şubat 2025 itibarıyla hesap açma ve yenileme işlemleri sonlandırıldı ve tüzel kişi KKM bakiyesi, 2025 yılı ağustos ayındaki 200 milyon dolar seviyesinden Aralık 2025 itibarıyla sıfıra indi. Bu süreçte, Ağustos 2023'te toplam mevduat içinde yüzde 26,2 paya ulaşan KKM bakiyesi tasfiye edilirken, KKM'nin Türk lirasını teşvik edici rolü çerçevesinde TL cinsi mevduatın toplam mevduat içindeki payı 28 Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 61,5'e yükseldi.