Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki ABD/İsrail-İran gerilimleri, petrol fiyatlarını yükselterek akaryakıt maliyetlerini artırırken, elektrikli ve hidrojenli ulaşım çözümlerine olan ilgiyi de artırıyor. İklim değişikliğiyle mücadele çerçevesinde, ulaştırma sektörünün karbon emisyonlarını azaltma çabaları, alternatif yakıtların yaygınlaşmasını destekliyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın verilerine göre, 2026 yılı sonunda küresel elektrikli otomobil satışlarının yaklaşık 23 milyon adede ulaşması bekleniyor. Bu bağlamda, alternatif kaynaklı ulaşım araçlarına olan talep de artış gösteriyor. Dünya genelinde alternatif yakıtlı ulaşım araçlarıyla ilgili çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. İsveç merkezli Scania ile Japon otomotiv devi Toyota'nın Pilot Partner programı çerçevesinde, 40 ağır hizmet aracına üçüncü nesil hidrojen yakıt hücresi sistemleri sağladığı ve bu sistemle çalışan elektrikli kamyonların lojistik performansını değerlendirdiği bildirildi. Toyota Motor Corporation Yönetici Başkan Yardımcısı Hiroki Nakajima, ağır taşımacılıkta hidrojen talebi ve altyapısının geliştirilmesinin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Nakajima, uzun menzil, yüksek kullanım oranı ve operasyonel verimliliğin önemli olduğu uygulamalarda hidrojenin uygun bir çözüm sunduğunu ifade etti. Scania Teknolojiden Sorumlu Üst Yöneticisi Sara Forsberg, bu işbirliği sayesinde yakıt hücresi teknolojisinin gerçek dünya taşımacılık operasyonlarındaki performansını değerlendirme fırsatı bulacaklarını belirtti. Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği (H2DER) Başkanı Yusuf Günay, iki devin hidrojenli taşımacılık alanındaki işbirliğinin yeşil dönüşüm hassasiyetinin önemli bir örneği olduğunu söyledi. Günay, iklim krizinin sosyal etkilerinin yanı sıra ekonomik zararlarının da kurumları ve ülkeleri kolektif çabaya yönlendirdiğini belirtti. Karbon emisyonunun yüzde 72 oranında müsebbibi enerji sektörü olduğunu ifade eden Günay, yeşil hidrojenin, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen temiz elektrikle üretildiğini ve sıfır karbon salımı sağladığını vurguladı. Günay, Türkiye'nin de bu alanda hızla ilerlediğini ve hidrojenli lokomotifler için İngiltere ile anlaşma sağladığını belirtti. H2DER üyesi Biga H2'nin, Toyota-Scania işbirliğine benzer bir yerel girişim içinde olduğunu aktaran Günay, hidrojenle çalışan ağır vasıtaların üretimi için pilot bir uygulama başlatıldığını ifade etti. Ayrıca, hidrojen maliyeti ve dolum istasyonu kullanım oranının aşılabilir engeller olduğunu söyledi. Kamu kararlılığı ve mevzuatın hızla tamamlanmasının, bu alandaki gelişimi destekleyeceğini belirten Günay, yaklaşık 200 kilometrede bir dolum istasyonu öngörüldüğünü kaydetti. Çok uluslu işbirliklerinin, temiz enerji ve taşımacılığın geleceği açısından önemli olduğunu vurguladı.
Jeopolitik Gerilimler Alternatif Yakıtların Kullanımını Artırıyor
Jeopolitik sorunlar ve iklim değişikliği, elektrikli ve hidrojenli araçlara olan ilgiyi artırıyor. Toyota ve Scania'nın işbirliği dikkat çekiyor.

















