DÜNYA
Giriş Tarihi : 06-09-2026 14:03   Güncelleme : 06-09-2026 14:03

İklim Değişikliği 900 Uçuşu Geciktirdi

İngiltere'de iklim değişikliği nedeniyle hava trafiği kesintileri artıyor. Haziran'da 900 uçuş gecikti, bazıları 11 saat beklemek zorunda kaldı.

İklim Değişikliği 900 Uçuşu Geciktirdi

İngiltere, Haziran ayının sonlarında yaşanan sıcak hava dalgaları ve fırtınalar nedeniyle hava trafiğinde ciddi kesintilerle karşı karşıya kaldı. Ülke genelinde, özellikle Londra'nın Heathrow ve Gatwick havaalanlarında, binlerce yolcu yurt dışına uçmak için havaalanlarına akın ederken, hava trafik kontrolörleri fırtınalar nedeniyle uçakları yönlendirmekte zorlandı. Bu durum, hava sahasının yoğunlaşmasına ve birçok uçağın yerde beklemek zorunda kalmasına yol açtı. Sonuç olarak, iki havaalanından toplamda 900 uçuş gecikti ve bazıları 11 saat kadar beklemek zorunda kaldı. Ayrıca, birçok uçuş iptal edildi. Havaalanlarında yaşanan bu karmaşa, iklim değişikliğinin etkilerinin artmasıyla birlikte daha sık hale gelebilir. Hava durumu, iklim değişikliği nedeniyle giderek daha öngörülemez bir hal alırken, bu tür olayların gelecekte daha yaygın olacağına dair endişeler bulunuyor. Tim Atkinson, bir havayolu risk danışmanı ve eski pilot, İngiltere ve kuzey Avrupa üzerindeki yoğun hava trafiğinin bu bölgeyi özellikle savunmasız hale getirdiğini belirtiyor. Atkinson, Londra'daki tüm havaalanlarının aynı anda fırtınalardan etkilenme riski taşıdığını ve bunun hem hava hem de yerde büyük sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor. Atkinson, "Şu anda çok hızlı bir iklim değişikliği görüyoruz. Bir havaalanını etkileyen hava olaylarından, sistemin başa çıkabildiği bir duruma geçiyoruz. Ancak, çok az bir öngörülebilirlik ile, Londra havaalanlarının tümünü gerçek zamanlı olarak kaybetmek mümkün hale gelebilir," diyor. Bu tür bir senaryonun, Haziran'daki olayın yolcular için yarattığı kesintileri gölgede bırakabileceği ve hatta hayatları tehlikeye atabileceği uyarısında bulunuyor. National Air Traffic Services (NATS) kontrol merkezinde, gökyüzündeki fırtınalar büyük bir endişe kaynağı. Kontrol merkezinde yaptığım ziyaret sırasında, sıcak ve nemli bir gün yaşanıyor ve gökyüzünde karanlık bulutlar beliriyor. Terminal Kontrol bölümü, Londra ve güney İngiltere'deki havaalanlarına giden uçuşların yönetiminden sorumlu. Bu bölümde, fırtına hücreleri sürekli olarak izleniyor ve hava durumu tahminleri dikkatle inceleniyor. Hava trafiği gün boyunca dalgalar halinde geliyor. Öğle saatlerinde, hava durumu henüz büyük rotaları etkilememişken, personel olası zorluklar için hazırlık yapıyor. Fırtınalı hava, mevcut hava sahasını daraltarak trafiğin kısıtlanmasına ve yönlendirilmesine neden olabiliyor. Örneğin, yüksek rüzgarlar nedeniyle bir havaalanına inemeyen uçaklar, başka bir havaalanına yönlendirilmek zorunda kalabiliyor. Ancak bu durum, kendi içinde sorunlar yaratabiliyor; eğer çok sayıda planlanmamış uçak zaten yoğun olan bir havaalanına inerse, bu havaalanı tüm uçakları kabul edecek altyapıya sahip olmayabilir. Uçakların yakıta ve park alanına ihtiyacı var, yolcuların ise yiyecek ve tesislere erişimi gerekiyor. Sonuç olarak, eğer yeterli alan yoksa, havaalanları yalnızca acil durum trafiğini kabul edebilir. Atkinson'un belirttiği senaryo burada devreye giriyor. Heathrow, Gatwick, Luton ve Stansted havaalanlarından aynı anda trafik yönlendirilirse, Atlantik üzerinden gelen uçaklar ve çok sayıda Avrupa uçağı aynı anda inmek için yer aramak zorunda kalabilir.