Hürmüz Boğazı'ndaki enerji arz kesintisi, küresel petrol ve doğal gaz arzının yüzde 14'ünü etkileyerek modern dönemin en büyük enerji arz kesintisi olarak kaydedildi. McKinsey Küresel Enstitüsü tarafından hazırlanan bir rapora göre, bu kesintinin etkileri 1970'lerdeki petrol krizlerinin iki katı büyüklüğünde. Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sini ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin de yüzde 20'sini taşırken, kesintinin en yoğun döneminde petrol ve gaz arzının yüzde 14'ü sekteye uğradı. Bu durum, enerji arzının yüzde 91'inin petrol olduğunu gösteriyor; doğal gaz tarafında ise etki daha sınırlı kalıyor. Kriz döneminde, Hürmüz Boğazı'ndan günlük yaklaşık 3,3 milyon varil petrol akışı devam etti. Ancak, küresel sistemde yerine konulması gereken petrol arz-talep açığı günlük yaklaşık 15,5 milyon varil olarak hesaplandı. Bu açığın yaklaşık yüzde 35'i alternatif boru hatları ve Hürmüz dışındaki üretim artışı ile karşılandı. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fucayra'ya uzanan boru hattı, günlük yaklaşık 4,7 milyon varillik ilave petrol akışı sağladı. Ayrıca, Hürmüz dışındaki üreticilerin ilave üretimi de günlük yaklaşık 500 bin varil katkı sağladı. Petrol stoklarının kullanılması, petrol açığının yüzde 20'sini karşıladı. Bu süreçte, küresel stoklardan günlük yaklaşık 3,5 milyon varil petrol kullanıldı. Bunun yaklaşık 2,5 milyon varili Uluslararası Enerji Ajansı üyelerinin koordineli stok kullanımından, 1 milyon varili ise Çin'den geldi. Kalan miktarın yaklaşık yüzde 45'i, günlük 6,8 milyon varillik petrol tüketimi düşüşü ile dengelendi. Ancak, bu mekanizmaların enerji sisteminin şoka karşı dayanıklılığını artırmasına rağmen, sınırları giderek daha belirgin hale geliyor. Ağustos ayı sonu itibarıyla, küresel çapta stoklardan yaklaşık 500 milyon varil kullanıldığı hesaplandı. Bu miktar, küresel ekonominin beş günlük petrol ihtiyacına denk geliyor. Bu dönemde, rafineri sistemindeki baskılar da artış gösterdi. Körfez'deki rafineriler, Boğaz'daki aksamaların yanı sıra doğrudan hasar görmeleri nedeniyle üretimlerinin dörtte birinden fazlasını kaybetti. Temmuz ortasında Rusya'daki rafineri kapasitesinin günlük yaklaşık 2 milyon varili devre dışı kaldı. Diğer bölgelerdeki tesisler tam kapasiteye yakın çalışsa da bu kaybı tamamen telafi edemiyor ve küresel çapta fiyatların artmasına yol açıyor. Hürmüz'e alternatif güzergahlardan biri olarak kullanılan Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı'nın eylülde saldırılar sonucu geçici olarak kapatılması, alternatif güzergahların bölgesel gelişmelere karşı kırılganlığını ortaya koyuyor. Rapora göre, enerji güvenliğini artırmaya yönelik mevcut veya tartışılan önlemlerin 2030'a kadar hayata geçirilmesi durumunda, olası yeni bir Hürmüz şokunda kriz öncesi petrol akışlarının yüzde 35 ila 70'i telafi edilebilir. Bu oran, günlük yaklaşık 7 milyon ila 15,5 milyon varillik petrol akışına karşılık geliyor.
Hürmüz Boğazı Kesintisi Enerji Arzını Sarstı
Hürmüz Boğazı'ndaki enerji arz kesintisi, küresel petrol ve gaz arzını etkileyerek 1970'lerdeki krizlerin iki katı kadar büyük bir etki yarattı.

















