Warren Buffett'ın Tarım ve Gayrimenkul Yatırımları

Warren Buffett, hisse senetleri dışında tarım arazisi ve gayrimenkul yatırımlarıyla servetini nasıl büyüttüğünü açıkladı.

ŞİRKET HABERLERİ - 2 ay önce

Dünyanın en başarılı yatırımcılarından Warren Buffett, servetini yalnızca hisse senetleriyle değil, tarım arazisi ve ticari gayrimenkul yatırımlarıyla da büyüttüğünü vurguladı. Berkshire Hathaway hissedarlarına yazdığı mektupta, uzun yıllar önce yaptığı iki önemli yatırımı öne çıkardı: bir tarım arazisi ve New York’taki bir ticari gayrimenkul. Buffett, bu yatırımların yaşamı boyunca ve sonrasında çocukları ile torunları için “sağlam ve tatmin edici” varlıklar olacağını belirtti. Bu örnekler, Buffett’ın servet yaratma yaklaşımının sadece borsa ile sınırlı olmadığını gösteriyor. Buffett’ın ilk yatırımı 1986 yılında gerçekleşti. Orta Batı’da varlık fiyatlarının büyük bir düşüş yaşadığı dönemde, Omaha’nın yaklaşık 80 kilometre kuzeyinde bulunan 400 dönümlük bir çiftliği 280 bin dolara satın aldı. Çiftçilik konusunda fazla bilgi sahibi olmadığını kabul eden Buffett, arazinin mısır ve soya üretim kapasitesini, işletme giderlerini ve normal koşullarda sağlayabileceği getiriyi hesapladı. Hesaplamalarına göre çiftlik, yaklaşık yüzde 10'luk normalleştirilmiş getiri sağlayabilirdi. Üretkenliğin zaman içinde artabileceğini ve ürün fiyatlarının yükselebileceğini öngören Buffett’ın beklentileri gerçekleşti. Çiftliğin kazancı 2014 yılına kadar üç katına çıkarken, arazinin değeri Buffett’ın satın aldığı fiyatın yaklaşık beş katına ulaştı. Buffett’ın bu yatırımdan çıkardığı ders, tarım arazilerinin değer kazanmasının ötesinde, bir varlığın gelecekte ne kadar gelir üretebileceğine odaklanmaktı. Tarım arazilerinin önemli avantajlarından biri, ekonomik koşullar ne olursa olsun gıdaya olan ihtiyacın devam etmesidir. Bu nedenle tarım arazileri, enflasyona karşı koruma sağlayan varlıklar arasında değerlendiriliyor. Buffett’ın ikinci örneği ise 1993 yılında New York’ta ortaya çıktı. New York Üniversitesi’nin yanında bulunan bir ticari gayrimenkul, ticari gayrimenkul piyasasındaki çöküşün ardından satışa çıkarıldı. Buffett, mülkün yaklaşık yüzde 10'luk kaldıraçsız mevcut getiri sağladığını belirledi. Ayrıca, mülkün önemli bir gelir artırma potansiyeli vardı. Mülkün yaklaşık yüzde 20'sini kullanan en büyük kiracı, metrekare başına yalnızca 5 dolar kira ödüyordu. Diğer kiracılarda ise ortalama kira yaklaşık 70 dolar seviyesindeydi. Buffett, düşük kira sözleşmesinin dokuz yıl içinde sona ermesinin gelirlerde önemli bir artış yaratacağını öngördü. Yatırım kararında mülkün konumu da Buffett için kritik öneme sahipti. New York Üniversitesi'nin bölgedeki varlığının devam edeceğini değerlendiren Buffett, bu yatırımın uzun vadeli gelir potansiyeline güvendi. Yatırımın ardından yıllık dağıtımlar, başlangıçta yatırılan sermayenin yüzde 35'ini aşan seviyelere ulaştı. Ayrıca, 1996 ve 1999 yıllarında yapılan yeniden finansmanlar sayesinde yatırımcılara başlangıçta yatırılan sermayenin yüzde 150'sinden fazla tutarda özel dağıtım yapıldı. Buffett, bu mülkü bugüne kadar hiç ziyaret etmediğini belirtti. İki yatırım da Buffett’ın temel yaklaşımını ortaya koyuyor: Kısa vadeli fiyat hareketlerini tahmin etmek yerine, anlaşılabilir bir varlığın ne kadar nakit üretebileceğine ve makul bir fiyata satın alınıp alınmadığına bakmak. Buffett’ın yıllar önce yaptığı bu yatırımlar, uzun vadeli servet oluşturma konusunda borsanın dışında da fırsatlar bulunduğuna işaret ediyor.

Günün Diğer Haberleri