Google, Microsoft ve Meta gibi teknoloji devleri, veri merkezlerinin artan elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla jeotermal enerji projelerine yatırım yapıyor. Gelişmiş jeotermal sistemler (EGS) teknolojisindeki ilerlemeler, bu yatırımların önünü açarken, enerji üretimini geleneksel kaynakların bulunmadığı bölgelerde de mümkün kılıyor. EGS, doğal sıcak su rezervuarı veya yeterli geçirgenliği olmayan sıcak kayaçlarda yapay çatlak sistemleri oluşturarak elektrik ve ısı üretimini sağlıyor. Yapay zeka ve bulut bilişim hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin elektrik tüketimi hızla artıyor. Bu durum, teknoloji şirketlerini enerji arz güvenliğini sağlamak ve karbon emisyonlarını azaltmak için jeotermal yatırımlara yönlendiriyor. Güneş ve rüzgar enerjisinin hava koşullarına bağlı olmasına karşın, jeotermal enerji günün her saatinde kesintisiz elektrik sağlayabiliyor. Bu da jeotermal enerjiyi veri merkezleri için stratejik bir kaynak haline getiriyor. Google, ABD'de Fervo Energy ile işbirliği yaparak Nevada'da EGS teknolojisiyle üretilen elektriği veri merkezlerinde kullanmaya başladı. Şirket, bu teknolojinin yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin yılın her günü karbon içermeyen elektrikle çalıştırılabileceğini öngörüyor. Microsoft ise artan enerji ihtiyacını karşılamak için jeotermal enerji dahil düşük karbonlu baz yük kaynaklarına yatırım yapıyor. Şirket, ABD ve Yeni Zelanda'daki jeotermal projeleri yakından takip ederken, sürdürülebilir enerji tedarikini çeşitlendirmeye yönelik anlaşmalar yapıyor. Meta, uzun vadeli enerji planlamasında jeotermal kaynakların güneş ve rüzgar yatırımlarını tamamlayıcı rol oynayacağını değerlendiriyor. Özellikle ABD'nin batı eyaletleri ile İzlanda, teknoloji şirketlerinin yeni veri merkezi yatırımlarında öne çıkan bölgeler arasında yer alıyor. İzlanda, elektriğinin büyük bölümünü jeotermal ve hidroelektrik santrallerden sağlıyor ve serin iklimi sayesinde veri merkezlerinin soğutma maliyetlerini önemli ölçüde azaltıyor. Bu nedenle birçok uluslararası teknoloji şirketi ve yüksek performanslı bilgi işlem hizmeti sunan firma, operasyonlarını bu ülkeye taşıyor. Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği Başkanı Ufuk Şentürk, Uluslararası Enerji Ajansının gelecek yıllarda veri merkezlerini küresel elektrik talebindeki artışın başlıca kaynaklarından biri olarak gösterdiğini belirtti. Şentürk, yapay zeka ve bulut bilişim yatırımlarının büyümesiyle veri merkezlerinin kesintisiz elektrik ihtiyacının hızla arttığını ifade etti. Jeotermal enerjinin hava koşullarından bağımsız üretim yapabilmesi, Türkiye açısından önemli bir fırsat sunuyor. Türkiye, jeotermal elektrik üretimindeki kurulu gücü, yatırımcı tecrübesi, teknik altyapısı ve yetişmiş insan kaynağıyla bu alandaki küresel yatırımlardan daha fazla pay alabilecek ülkeler arasında bulunuyor. Şentürk, Türkiye'de de benzer yatırımların hayata geçirilebileceğini belirterek, jeotermal santrallerin yakınında kurulacak veri merkezlerinin enerji ihtiyacının uzun vadeli elektrik tedarik anlaşmalarıyla karşılanabileceğini dile getirdi. Ayrıca, veri merkezlerine özel yeni jeotermal santral projelerinin de geliştirilebileceğini ifade etti. Şentürk, teknoloji şirketlerinin yatırım planlarında Türkiye'nin jeotermal kaynaklarını değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Jeotermal enerjiyle beslenen veri merkezlerinin enerji arz güvenliğine ve karbon emisyonlarının azaltılmasına önemli katkı sağlayabileceğini söyledi.
Bakan Bayraktar TR-2 Araştırma Reaktörü'nün Yeniden Lisanslandığını Açıkladı
21:05 - SİYASET