Otomotiv sektöründe, Temmuz ayında elde edilen ÖTV gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,55 oranında geriledi. Pazar daralmasının Şubat ayından bu yana devam etmesi, Ağustos ve Eylül aylarında da sürmesi bekleniyor. Sektör temsilcileri, bütçe hedeflerinin tutmaması durumunda Cumhurbaşkanı'na tanınan ÖTV artırma yetkisinin kullanılabileceğinden endişe ediyor. Maliye Bakanlığı'nın bu yıl otomotiv sektöründen beklediği yıllık ÖTV hedefi 900 milyar TL olarak belirlenmişken, yılın ilk yedi ayında tahsil edilen miktar 419-420 milyar TL seviyesinde kalarak, hedefin yalnızca yüzde 44'ünü karşılayabildi. Geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 48 seviyelerindeydi, bu da bütçe açığının büyüme riskini artırıyor. Türkiye'de satılan ortalama bir otomobil üzerindeki ÖTV yükü ise 718 bin 300 TL gibi rekor bir seviyeye ulaşmış durumda. Sektördeki bu durum, iktisat teorisi olan 'Laffer Eğrisi'ni yeniden gündeme getiriyor. Bu teoriye göre, vergi oranları belirli bir eşiği aştığında tüketicinin alım gücü ve isteği azalır, bu da satışların düşmesine yol açar. Türkiye'deki yüksek ÖTV yükü, pazarın bu 'verimsizlik bölgesine' geçtiğini gösteriyor. Eğer ÖTV oranlarında yeni bir artış yapılırsa, satışların daha da düşmesi ve devletin vergi gelirlerinin azalması riski bulunuyor. Ayrıca, Avrupa pazarındaki elektrikli araç dönüşümü, Türkiye otomotiv sanayii için ciddi bir rekabet engeli oluşturuyor. AB'nin 'Made in Europe' stratejisindeki belirsizlikler de yeni yatırımlar üzerinde soru işaretleri yaratıyor.
TCMB Ağustos 2023 Fiyat Gelişmeleri Raporu: Enflasyon Artışı
20:04 - EKONOMİ