Prof. Dr. Kervan, kalp sağlığının korunmasında sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, uyku düzeni ve sigaradan uzak durmanın kritik rol oynadığını belirtti. Obezitenin yalnızca kilo fazlalığı ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda diyabet ve diğer metabolik hastalıklarla da ilişkili olduğunu vurguladı. Modern yaşamın insanları daha hareketsiz hale getirdiğini ifade eden Kervan, kısa mesafelerde araç kullanma ve asansör tercih etmenin kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını söyledi. Metabolik hastalıkların ilerlemesiyle kalp-damar sisteminin zarar gördüğünü belirten Kervan, diyabetin koroner damar hastalıklarına yol açabileceğini ve bunun zamanla ciddi kalp yetmezliğine neden olabileceğini aktardı. Kalp nakli bekleyen hastaların sayısındaki artışın, kronik ve metabolik hastalıkların yaygınlaşmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu dile getiren Kervan, uzun süre kontrol edilmeyen risk faktörlerinin kalpte geri dönüşü zor hasarlara yol açabileceğini vurguladı. Kervan, kalp naklinin sadece ileri evre kalp hastalarının tedavisi olarak değil, toplumda kalp sağlığının korunmasının önemini gösteren bir sonuç olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'de beyin ölümü tespit edilen kişilerin ailelerinin yaklaşık dörtte birinin organ bağışına onay verdiğini hatırlatan Kervan, organların nakle uygun olup olmadığını etkileyen birçok faktör bulunduğunu da sözlerine ekledi. Kalp sağlığını korumanın en etkili yolunun riskleri oluşmadan azaltmak olduğunu belirtti.
Bakan Bayraktar TR-2 Araştırma Reaktörü'nün Yeniden Lisanslandığını Açıkladı
21:05 - SİYASET