Küresel Piyasalarda Satış: Jeopolitik ve Faizler

Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler ve artan petrol fiyatları, tahvil faizlerini yükseltti. ABD'nin kamu borcu 40 trilyon doları aştı.

EKONOMİ - 2 hafta önce

Küresel piyasalarda artan jeopolitik gerilimler ve yükselen petrol fiyatları, enflasyonist baskıları artırarak tahvil faizlerinde önemli bir yükselişe yol açtı. Orta Doğu'daki gerginlikler, özellikle Hürmüz Boğazı'ndan kaynaklanan arz endişeleriyle birleşince enerji fiyatlarının yeniden yükselmesine neden oldu. ABD'de enflasyonun yavaşlamasına rağmen, bu durum tahvil piyasasında satış baskısını derinleştirdi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, 22 Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 4,75 seviyesine ulaşarak Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyelere yaklaştı. 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,34 ile 2007'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Hükümetlerin harcamalarını kontrol edememesi ve bunun mali durumları daha da kötüleştirebileceği endişeleri, tahvil piyasasındaki satış baskısını artıran unsurlar arasında yer aldı. Ayrıca, ABD'de kasım ayında gerçekleştirilecek ara seçimlerin politik riskleri artırabileceği ve mali sorunları daha belirgin hale getirebileceği öngörülüyor. ABD'nin toplam kamu borcu, tarihte ilk kez 40 trilyon doları aşarak dikkat çekici bir artış gösterdi. Bu borç, 2022 başında 30 trilyon dolar seviyesini geçmişti. Son beş yılda kamu borcunun 10 trilyon dolar artması, Kovid-19 salgını dönemindeki teşvik paketleri, artan faiz maliyetleri ve yapılan vergi indirimleri gibi faktörlerden kaynaklanıyor. Bu gelişmeler, tahvil piyasasında satış baskısının devam etmesine neden oldu. ABD Hazinesi, uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü artırma kararı almasına rağmen, bu uygulamanın geçici bir rahatlama sağlayabileceği endişeleri piyasalarda hâkim durumda. Fed Başkanı Kevin Warsh'un net açıklamalar yapmaması da tahvil piyasasındaki belirsizlikleri artırdı. Ayrıca, ABD'li yetkililerin İran'a yönelik ekonomik yaptırımları, jeopolitik risklerin ekonomik boyutunu derinleştirerek endişeleri artırdı. Küresel piyasalarda teknoloji şirketlerine yönelik endişeler de önemli bir baskı unsuru oldu. New York borsasında S&P 500 endeksi yüzde 1,43, Nasdaq yüzde 2,05 ve Dow Jones yüzde 0,85 oranında değer kaybetti. Bu olumsuz hava, yatırımcıların dikkatini çekti. Öte yandan, ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından yayımlanan tutanaklar, birçok Fed yetkilisinin enflasyonun düşmemesi durumunda para politikasının sıkılaştırılmasının gerekli olabileceğini düşündüğünü ortaya koydu. Önümüzdeki hafta, 27-29 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu ve ABD'de açıklanacak büyüme ile istihdam verileri, piyasalarda belirleyici bir rol oynaması bekleniyor. Ayrıca, teknoloji şirketi Nvidia'nın gelecek hafta açıklayacağı bilanço da yatırımcıların odağında yer alıyor. Avrupa borsalarında ise jeopolitik belirsizlikler ve yükselen enerji fiyatları nedeniyle geçen hafta negatif bir seyir izlendi. Almanya'nın 5 yıllık tahvil faizi yüzde 3,008 ile 2008 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

Günün Diğer Haberleri