Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 6 Şubat 2023 depremleri sonrası konut arzı ve bölgesel kira enflasyonundaki gelişmeleri ele alan bir analiz yayımladı. TCMB'nin Yapısal Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürlüğü'nde görevli araştırmacılar Ali Arda Dalseçkin, Süreyya Güder Köşgeroğlu ve Muhammed Hamza Kayrıcı tarafından hazırlanan "Deprem Bölgesi Konut Arzı ve Bölgesel Kira Enflasyonu Gelişmeleri" başlıklı çalışma, Merkezin Güncesi blog sayfasında paylaşıldı. Analizde, depremler sonrasında konut stokundaki kayıplar ve bölgeden diğer illere gerçekleşen göçlerin kira artışlarına etkisi üzerinde duruluyor. 6 Şubat 2023 sonrası konut arzındaki kaybın, kira piyasasında önemli bir katılık yarattığı ifade ediliyor. Ayrıca, kamu öncülüğündeki yeniden imar faaliyetleriyle birlikte deprem bölgesindeki konut arzının hızla arttığına dikkat çekiliyor. Analiz, deprem sonrası konut stokunun önemli ölçüde azaldığını ve bu durumun kiraların hızlı bir şekilde yükselmesine neden olduğunu belirtiyor. Deprem sonrası yaşanan göç hareketlerinin, göç alan illerde kiralık konut talebini artırdığına ve dolayısıyla kiraların yükselmesine yol açtığı vurgulanıyor. Akgündüz ve Kayrıcı'nın 2026 tarihli çalışmasına atıfta bulunarak, depremin dolaylı etkilerinin iller arasında farklılık gösterdiği ifade ediliyor. Özellikle deprem bölgesine coğrafi olarak yakın olan illerde kiraların daha fazla arttığı belirtiliyor. Konut arzındaki kaybı telafi etmek amacıyla, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen kapsamlı yeniden imar sürecinin etkileri de analizde yer alıyor. TOKİ'nin 2025 yılı başında tamamladığı konut sayısının 201 bin, yıl sonunda ise yaklaşık 434 bin olduğu bilgisi veriliyor. Bu rakam, TOKİ'nin deprem öncesi üç yılda ürettiği yaklaşık 213 bin konutla karşılaştırıldığında, konut arzında önemli bir artışa işaret ediyor. Analizde, deprem bölgesinin Türkiye genelindeki yapı kullanım izinlerinden aldığı payın, deprem öncesinde ortalama yüzde 12 iken 2025 yılında yüzde 20’nin üzerine çıktığı kaydediliyor. Bu durum, konut arzındaki artışın kira dinamiklerine etkisini sorgulatıyor. Akgündüz ve Kayrıcı'nın çalışmasından yola çıkarak, deprem bölgesindeki iller, kiraların belirgin biçimde etkilendiği iller ve diğer iller arasında bir karşılaştırma yapılıyor. Deprem illerinde kira enflasyonunun, 2023 ve 2024 yıllarında diğer iki grubun üzerinde seyrettiği, konut teslimlerinin hızlandığı 2025 yılında ise yavaşlamaya başladığı gözlemleniyor. Sonuç olarak, deprem sonrası konut arzındaki kayıpla birlikte hızlanan kira artışlarının, arzın yeniden güçlenmesiyle birlikte göreli olarak ivme kaybettiği ortaya konuyor. Ayrıca, depremden dolaylı etkilenen illerde kira enflasyonunun, 2024 ve 2025 yıllarında diğer illere yakın seyrettiği, 2026 yılında ise belirgin biçimde daha düşük gerçekleştiği belirtiliyor. Bu durum, deprem bölgesindeki konut arzının toparlanmasının, geri göç yoluyla daha önce göç alan illerdeki kiralık konut talebini azaltabileceğine işaret ediyor.
LG Electronics yapay zeka veri merkezleri için soğutma kapasitesini artırıyor
18:02 - TEKNOLOJİ