Japonya, uzun süredir deflasyonist eğilimlerle mücadele ederken, şimdi arz yönlü fiyat baskılarının ortasında kalmış durumda. Haziran ayı verilerine göre, üretici fiyat endeksi (ÜFE) yıllık bazda %7,1 artarak piyasa beklentilerini aştı. Bu artış, önceki dönemde %6,6 olarak revize edilen verinin de üzerinde gerçekleşti ve maliyet artışlarının kalıcı bir trende dönüştüğünü gösterdi. Aylık bazda %0,4'lük artış ise üreticilerin maliyet baskısını hissetmeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Japonya'da enerji ve hammadde fiyatlarındaki artış, özellikle enerji emtialarındaki fiyat baskıları ve yenin dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyesine gerilemesiyle daha da belirgin hale geldi. Enerji ve kömür türevleri fiyatları yıllık %22,8, ana metal grubu ise %39,2 oranında arttı. Yen bazlı ithalat fiyat endeksi ise %29,7 oranında yükseldi, bu da ithalat maliyetlerini artırarak üreticilerin üzerindeki baskıyı artırdı. Japonya Merkez Bankası (BOJ), politika faizini %1'e yükselterek parasal sıkılaşma sürecine girdi. Ancak bu adım, bankayı faiz artırımı ve stagflasyon riski arasında zorlu bir tercihle karşı karşıya bıraktı. Üretici enflasyonundaki rekor artış, sonbaharda yeni bir faiz artışını gündeme getirebilir. Ancak, talep yönlü kırılganlıklar ve stagflasyon endişeleri bu süreci karmaşık hale getiriyor. Hükümetin sübvansiyonları sayesinde tüketici enflasyonu %2 hedefinin altında tutulsa da, üreticilerin maliyet artışlarını fiyatlara yansıtması bekleniyor. Ülkede yıllık ücret artışlarının %5'i aşması olumlu bir gelişme olarak görülse de, hanehalkının reel alım gücü bu fiyat artışlarını karşılayacak düzeyde değil. Ekonomi çevreleri, BOJ'un agresif sıkılaşma adımlarının şirketlerin finansal dengelerini bozabileceği ve iç talebi daha da zayıflatabileceği konusunda uyarıyor.
Nuri Aslan'ın Babası İçin Cenaze Töreni Düzenlendi
19:02 - MAGAZİN