İş dünyası, finansman, maliyetler ve talep konularında önümüzdeki döneme dair beklentilerini açıkladı. Sanayiciler, dezenflasyon süreciyle birlikte finansman maliyetlerinin kademeli olarak düşmesini ve uzun vadeli, öngörülebilir finansman imkanlarının güçlenmesini bekliyor. Üretim ve yatırım iştahının yeniden canlanması için iç ve dış talepte daha güçlü bir görünümün oluşması gerektiği ifade ediliyor. Enerji, iş gücü, hammadde ve lojistik gibi alanlarda üretim maliyetlerindeki baskının azalması, ihracatçıların küresel pazarlardaki rekabet gücünün korunması açısından kritik öneme sahip. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, dezenflasyon sürecinde üretim kapasitesinin korunması gerektiğine dikkat çekerek, "Önümüzdeki dönemin temel sorusu artık yalnızca 'enflasyon ne kadar düşecek?' değildir. Asıl soru, 'enflasyon düşürülürken Türkiye'nin üretim ve ihracat kapasitesi nasıl korunacak?'" değerlendirmesinde bulundu. Avdagiç, Türkiye'nin iki farklı gerçeği aynı anda yaşadığını belirterek, dezenflasyon programı ve makroekonomik dengelemede önemli kazanımlar sağlandığını, ancak yüksek faiz ve maliyetlerin üretim ve ihracat üzerinde belirgin bir baskı oluşturduğunu ifade etti. "Biz birini tercih etmek, enflasyonu düşürürken üretimden vazgeçmek durumunda değiliz," diyen Avdagiç, Türkiye'nin Avrupa'ya yakın üretim kapasitesinin önemli bir avantaj olduğunu vurguladı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, sanayi üretimiyle ilgili verilerin alarm seviyesinin yükseldiğine dikkat çekti. Gültepe, "Rekabetçiliğimizin son üç yıldır zayıflamasına paralel olarak sanayimiz güç kaybediyor. Özellikle imalat sanayinde yıllık yüzde 1,5'lik düşüş, rekabetçilik sorunlarının üretim tarafındaki yansımasını ortaya koyuyor," dedi. Reel sektörün genel görünümünde temkinli bir hava olduğunu belirten Gültepe, firmaların üretimi, istihdamı ve yatırımı korumaya çalıştığını, ancak maliyet baskısı ve finansman koşullarının bu kararları zorlaştırdığını ifade etti. Özellikle ihracata çalışan işletmeler açısından, kur ile maliyetler arasındaki makasın açılmasının uluslararası pazarlarda rekabeti olumsuz etkilediği vurgulandı. Sonuç olarak, iş dünyası, finansman koşullarının iyileştirilmesi ve maliyet baskılarının azaltılması gerektiğini belirtiyor. Bu süreçte Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi avantajın kalıcı ekonomik güce dönüştürülmesi önem taşıyor.
Nuri Aslan'ın Babası İçin Cenaze Töreni Düzenlendi
19:02 - MAGAZİN