Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2020 yılının kasım ayında yaptığı açıklama ile hukukta yeni bir reform dönemini başlattıklarını söylemişti.
Erdoğan'ın duyurusunun ardından, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan öncülüğünde, iş dünyasının çatı örgütleri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirildi ve talep ve öneriler alındı.
Görüşmelerde öne çıkan talepler ve öneriler değerlendirildi
Bu görüşmelerde iş dünyasından temsilcilerin, sektör meclislerinin ve sivil toplum kuruluşlarının öne çıkan talepleri ve önerileri değerlendirildi.
Makroekonomik politikalar ve yapısal politikaları içeren ekonomi reformları bugün yapılacak "Ekonomi Reformları Tanıtım Toplantısı"nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyu ile paylaşılacak.
Reformlarda kalıcılık sağlanacak
1 Mart’ta yapılan kabine toplantısından sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ekonomik reformların ana hatlarını kamuoyuna şu ifadelerle aktarmıştı.
"Reformları kararlılıkla uygulayacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Bu reformların devamının geleceğini de belirtmek istiyorum. 2021'i salgınla mücadelenin kazanıldığı ve aynı zamanda orta vadede nitelikli bir büyüme dönemine girişin başladığı yıl olarak görüyoruz. Türkiye, inşallah salgın sonrası dönemin dünyada yükselen yıldızı olacaktır."
Makroekonomik istikrar kapsamında bazı alanlara öncelik verildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarında şu bilgilere yer verdi:
Ekonomik reform gündeminin merkezinde, makroekonomik istikrar politikaları ve yapısal politikalar yer alıyor. Makroekonomik istikrar kapsamında, kamu maliyesi, enflasyonla mücadele, finansal sektör ve cari açıkla mücadele gibi alanlara öncelik verildi.
Yapısal politikalarda ise kurumsal yapının güçlendirilmesi, yatırımların daha güçlü şekilde teşvik edilmesi ve rekabet politikaları değer kazanıyor.
2021'de bütçe açığı hedefi yüzde 3,5'e düşürülecekEkonomik reform paketinde mali disiplini daha çok güçlendirecek kapsamlı kamu maliyesi politikalarına yer verilecek. Gelir ve harcama kalemlerinde alınan tedbirlere uygun olarak 2021 yılı bütçe açığı hedefi yüzde 4,3'ten yüzde 3,5'e düşürülecek.
Özel bir önem ve dikkatle harcamaların takibi sürdürülecek. Bakanlıklar, mecbur kalmadıkça kendilerine tahsis edilen ödeneğin üzerinde bir harcama yapmayacak ve bu ödeneklerden tasarruf edecek.