Arif Ahmet Denizolgun'un Otopsisinde Şüpheli Ölüm Tespiti

Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde 'şüpheli ölüm' tespiti yapıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

GÜNCEL - 1 hafta önce

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'daki vefatına ilişkin başlatılan soruşturma çerçevesinde önemli bir gelişme yaşandığını duyurdu. Açıklamada, Denizolgun'un ölümüne dair iddialar üzerine Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından tahkikata başlandığı belirtildi. Otopsi raporunda yer alan 'şüpheli ölüm' tespiti, 25 Ağustos tarihli Adli Tıp Kurumu uzmanı bilirkişi raporuna dayandırıldı. Soruşturma kapsamında, Denizolgun'un vefatına dair şikayetler üzerine, Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında 'adam öldürme' suçlamasıyla işlem yapıldı. 17 Ekim 2016 tarihli Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda, ölümün 'beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm' olarak değerlendirildiği ifade edildi. Ancak, otopsi video kaydının gönderilmesi talebine 'Böyle bir kayıt yoktur.' yanıtı verilmesine rağmen, 18 Ağustos'ta 'Kayıt vardır.' denilmesi üzerine, Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma, fethi kabir işlemleri, Adli Tıp Kurumu ile yapılan yazışmalar, Riva Polis Merkezi'yle olan iletişim, HTS kayıtları ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile gerçekleştirilen yazışmalar gibi delillerin toplanmasıyla genişletilerek sürdürülüyor. 25 Ağustos tarihli bilirkişi raporunda, 2016 yılında gerçekleştirilen otopsiye ait 145 fotoğraf ve video görüntüsü, dönemin Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler ve tanık ifadeleri değerlendirildi. Bilirkişi raporunda, Denizolgun'un otopsi fotoğraflarında sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan 4 ayrı ekimotik alan tespit edildi. Bu alanların altındaki dokularda kanama görülmesi, lezyonların ölümden önce oluştuğunu gösteriyor. Raporda, bu lezyonların büyüklüğü ve yerleşim şekli dikkate alındığında, bir kişinin göğse diziyle basarak ağız ve burnunu kapatması suretiyle nefessiz bırakma ihtimalinin mümkün olduğu ifade edildi. Ayrıca, 2016 yılındaki otopsi raporunda ölümün 'beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm' olarak değerlendirilmesine rağmen, mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan beyin kanaması sonucuna ulaşacak yeterli objektif bulguların ortaya konulmadığı belirtildi. Raporda, Denizolgun'un dokularında ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlandığı, ancak bu maddelerin düzeylerinin belirtilmemesi nedeniyle ölüm üzerindeki etkilerinin değerlendirilemediği kaydedildi. Denizolgun’un ölüm nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için tüm tıbbi geçmişinin incelenmesi gerektiği vurgulandı.

Günün Diğer Haberleri