Andy Burnham, bugün İngiltere'nin dört yıl içinde beşinci başbakanı olarak göreve başlıyor. Ancak ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik zorluklar değişmiş değil. İş fırsatlarının azlığı, yaşam standartlarının iyileşmemesi ve kamu hizmetleri üzerindeki baskılar, halkın değişim beklentisini artırıyor. Yeni başbakanın politikalarının kişisel finanslar üzerindeki etkisi merak konusu. Ekonomik büyüme ve halkın cebine daha fazla para koymak, hükümetin öncelikli hedefi olmaya devam edecek. 1990 ile 2007 yılları arasında, ortalama bir kişi yılda yaklaşık %2.5 oranında daha iyi durumda olurken, 2007'den bu yana yaşam standartları bu oranın yarısı kadar arttı. Bu durum, hanehalklarının binlerce pound daha kötü durumda olmasına neden oldu. Austerity yıllarında ve Brexit sonrasında kamu ve özel yatırımların yetersizliği, verimliliği olumsuz etkiledi ve bu da refahımızı azalttı. Covid-19'un yarattığı kesintiler ve artan enerji fiyatları durumu daha da kötüleştirdi. Bu süreçte, gıda fiyatları sadece birkaç yıl içinde %40 oranında arttı ve bu da halkın mali durumunu ciddi şekilde sarstı. ABD-İsrail'in İran ile savaşı, beklenenden daha az etkili olsa da, sürdürülebilir ve kalıcı ekonomik büyümeyi sağlamak için birçok zorluk devam ediyor. Daha fazla yatırım ve yeteneklere odaklanmak gerekecek. Andy Burnham, bu konularda net planlar sunmasa da, hem yatırımı artırmayı hem de kamu hizmetlerinin kontrolünü artırarak faturaları düşürmeyi ima etti. Yetersiz büyüme, son beş yılın en düşük seviyesinde olan işe alımları etkiliyor ve gençler bu durumdan özellikle olumsuz etkileniyor. Şirketlerin işe alım konusundaki isteksizliği, sadece son ekonomik sıkıntılardan kaynaklanmıyor. Otomasyon ve hükümetin kendi politikaları, özellikle ulusal asgari ücret ve vergi artışları, bu duruma katkıda bulundu. Bu durum, özellikle perakende ve konaklama gibi iş gücü maliyetlerine en duyarlı sektörlerde iş kayıplarının yoğunlaşmasına neden oldu. Bu sektörler genellikle giriş seviyesi işlerin kaynağıdır. Eski İşçi Partisi bakanı Alan Milburn tarafından hazırlanan son rapor, bu tür işlerin uzun vadeli erozyonunun genç işsizliğinin artmasına nasıl katkıda bulunduğunu vurguladı. Bu durum, işte, eğitimde veya eğitimde olmayan (NEET) gençlerin sayısının artmasına neden oluyor. Milburn, NEET'lerin altı gençten biri olabileceği konusunda uyardı ve bu durumun hayatları on yıllar boyunca etkileyebileceğini belirtti. Raporun ikinci kısmı, politika önerilerini içerecek ve yılın ilerleyen dönemlerinde yayınlanacak. Bir sonraki başbakan, bu önerilerin nasıl hayata geçirileceğine karar vermek zorunda kalacak ve bunun bir maliyeti olacak. Burnham, vergileri artırıp artırmayacağını veya azaltacağını belirtmedi, ancak mevcut hükümetin borçlanma ve harcama kurallarına bağlı kalacağını taahhüt etti. Bu, günlük harcamaları finanse etmek için değil, yalnızca yatırım yapmak için borçlanmak ve birkaç yıl içinde borcu ekonominin genel büyüklüğüne oranla azaltmak anlamına geliyor. ABD-İsrail'in İran ile savaşı başlamadan önce, Maliye Bakanı Rachel Reeves, mali kurallarını karşılamak için 24 milyar poundluk bir fazlalığa sahip olduğunu düşünüyordu. Ancak bu fazlalığın büyük bir kısmı çatışma nedeniyle erimiş olabilir. Burnham'ın mevcut hükümetin kurallarına bağlı kalma sözü, hükümetin borç verenleri olan tahvil piyasalarını rahatsız etmek istemediğini gösteriyor. Zira ulusal borç üzerindeki faiz ödemeleri, hükümetin harcadığı her 10 pounddan birini oluşturuyor. Burnham'ın şu ana kadar ima ettiği planlar bile mevcut hareket alanını aşabilir. Onun hedefleri engellenebilir ve bazı fikirler mali gerçeklikle karşılaştığında hayatta kalamayabilir. Bu kuralları değiştirebilir. Örneğin, tahvil piyasaları, daha fazla yatırım için borçlanmanın daha yüksek büyüme sağlayacağına ikna edilirse, bu duruma sempati gösterebilir. Ya da öncelikleri finanse etmek için başka yerlerden para toplamaya çalışabilir, bu da vergiler yoluyla veya kesintilerle olabilir.
TCMB Ağustos 2023 Fiyat Gelişmeleri Raporu: Enflasyon Artışı
20:04 - EKONOMİ