Alberta eyaletinde yapılacak oylama, bağımsızlık talebini yeniden gündeme getiriyor. Ancak bu oylama, doğrudan bağımsızlık ilanı anlamına gelmeyecek. Eğer ikinci seçenek kazanırsa, Alberta’nın Kanada’dan ayrılması için anayasal ve hukuki sürecin başlatılması gündeme gelecek. Bağımsızlık talebi, eyalet genelinde gerçekleştirilen toplantılar sonrasında başlatılan bir vatandaş girişimi ile güç kazandı. Bu kampanya kapsamında 300 binden fazla imza toplandı. Ancak eyalet mahkemesi, bağımsızlık kararından doğrudan etkilenebilecek First Nations olarak bilinen yerli topluluklarla anayasal açıdan gerekli danışma sürecinin yürütülmediğine hükmederek imza sürecini durdurdu. Alberta Başbakanı Danielle Smith, mahkeme kararını temyize taşıdıklarını açıkladı ve yüz binlerce Albertalının talebinin göz ardı edilemeyeceğini belirterek oylamanın yapılacağını duyurdu. Bağımsızlık tartışmaları sürerken, Kanada’da kalınmasını savunan gruplar da kampanyalarını hızlandırdı. Eski Alberta Başbakan Yardımcısı Thomas Lukaszuk liderliğindeki 'Forever Canadian' (Sonsuza Dek Kanadalı) grubu, birlikten yana 400 binden fazla imza topladı. Böylece eyalette bağımsızlık yanlıları ile Kanada ile birlikteliğin sürmesini isteyenler arasında yoğun bir kampanya dönemi başladı. Ekim ayında gerçekleştirilecek oylamada seçmenlerin önüne doğrudan 'Alberta Kanada’dan ayrılmalı mı?' sorusu konulmayacak. Oy pusulasında iki seçenek bulunması planlanıyor: Birinci seçenek, Alberta'nın Kanada'nın bir eyaleti olarak kalmaya devam etmesi; ikinci seçenek ise Alberta Hükümeti'nin, Alberta'nın Kanada'dan ayrılıp ayrılmaması konusunda bağlayıcı bir eyalet referandumu düzenlemek için gerekli hukuki süreci başlatması. İkinci seçeneğin kazanması, Alberta’nın bağımsızlığını otomatik olarak ilan etmesi anlamına gelmeyecek. Bunun yerine, Kanada’dan ayrılma ihtimaline ilişkin resmi ve hukuki sürecin önünü açacak. Ayrılık hareketinin önde gelen isimleri Mitch Sylvestre ve avukat Jeffrey Rath, federal hükümetin politikalarının Alberta ekonomisini olumsuz etkilediğini savunuyor. Hareketin temel dayanaklarından biri de yıllardır dile getirilen 'batı yabancılaşması' söylemi. Bu görüşü savunanlar, Alberta’nın ekonomik katkısının karşılığını yeterince alamadığını ve önemli kararların Ottawa’daki federal yönetim tarafından alındığını düşünüyor. Oylama yaklaşırken her iki taraf da seçmen desteğini artırmak için çalışmalarını yoğunlaştırıyor. Ayrılık yanlıları, özellikle kırsal bölgelerdeki güçlü desteklerini Edmonton ve Calgary gibi büyük kentlere taşımayı hedefliyor. Let Alberta Decide ve Alberta Prosperity Project gibi gruplar, otobüslerle seçmen taşıma, sosyal medya kampanyaları ve mitinglerle katılımı artırmaya çalışıyor. Birlik yanlıları ise Forever Canadian ve Alberta's Voice gibi gruplar aracılığıyla Kanada kimliğini ve birlik mesajını öne çıkarıyor. Anketler, Kanada ile birlikten yana olanların hâlâ önde olduğunu gösterirken, kararsız seçmenlerin oranının düşük olması, kampanyaların ağırlıklı olarak seçmenleri sandığa götürme yarışına dönüşmesine neden oluyor. Alberta Başbakanı Danielle Smith, ayrılıkçıların federal hükümete yönelik ekonomik eleştirilerinin bazı noktalarında haklı olduklarını kabul etse de kendisinin Kanada'da kalma yönünde oy kullanacağını açıkladı. Kanada Başbakanı Mark Carney ve muhalefet lideri Pierre Poilievre de Alberta'nın ülke açısından önemine dikkat çekerek Kanada'nın birlik ve bütünlüğünün korunması çağrısında bulundu.
TCMB Ağustos 2023 Fiyat Gelişmeleri Raporu: Enflasyon Artışı
20:04 - EKONOMİ